KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

3- İslâm’ın yayılması açısından heyetlerin önemi

TANITIM FAALİYETLERİ VE İSLAM’IN YAYILIŞI

3- İSLÂM’IN YAYILMASI AÇISINDAN HEYETLERİN ÖNEMİ

Mekke fethedilip Kureyş’in; onun ardından da güçlü bir kabile olan Hevâzin’in İslâm’ı kabul etmesi ve dokuzuncu hicrî yıldaki Tebük seferi esnasında Arabistan’ın kuzey kesiminin İslâm hakimiyetine girmesi üzerine Arap Yarımadası’nın çeşitli bölgelerinde oturan kabileler Medine’ye heyetler göndermeye başladılar. Gerçi kabile temsilcilerinin Medine’ye daha önce de, mesela beşinci hicrî yılda geldikleri görülmektedir; Müzeyneliler İslâm’a girdiklerini bildirmek üzere hicretin beşinci yılında Hz. Peygamber’e heyet göndermişlerdir. Fakat hicretin dokuzuncu yılında heyetler yoğun bir şekilde gelmiş, onun için bu yıla “Heyetler Yılı” (Senetü’l-Vüfûd) denilmiştir. Heyetlerin gelişi onuncu yılda da devam etmiştir. Medine’ye heyet gönderen kabilelerden bazıları şunlardır:  Müzeyne, Sa’d b. Bekir, Temîm, Himyerîler, Beliy, Abdülkays, Ezd, Becîle, Has’am, Hanîfe, Tay, Esed, Tağlib, Âmir b. Sa’saa ve kolları, Fezâre, Mürre, Muhârib, Kilâb, Kinâne, Eşcâ, Kinde, Sakîf, Bâhile, Süleym, Şeybân, Havlân, Cüheyne, Kelb, Murâd, Hemdân, Neha’, Necranlılar…

Hz. Peygamber elçileri Mescid-i Nebevî’de “Heyetler Sütunu” (Üstüvânetü’l-Vüfûd) adını taşıyan bir direğin önünde kabul ediyordu. Bu sütunun yeri günümüzde de Mescid-i Nebevî’de, üzerinde “Bu Hey’etler Sütunudur” (Hâzihî Üstüvânetü’l-Vüfûd) yazılı sütunla gösterilmektedir.

Üstüvânetü’l-Vüfûd:  

Heyetler Sütunu demektir. Hâzihî Üstüvânetü’l-Vüfûd:  Bu sütunun yeri günümüzde de Mescid-i Nebevî’de, üzerinde “Bu Hey’etler Sütunudur” (Hâzihî Üstüvânetü’l-Vüfûd) yazılı sütunla gösterilmektedir. Medine’de bazen on gün, bazen de daha fazla kalan heyetlerin ağırlanmalarına tahsis edilmiş evler vardı. Abdurrahman b. Avf, Muğîre b. Şu’be, Ebû Eyyûb el-Ensârî ve ensardan bazılarının evleri bu iş için kullanıldığı gibi, Mescid-i Nebevî’nin bitişiğindeki Suffe ve Mescid’in yanında kurulan bir çadır, gerektiğinde misafirhane olarak kullanılıyordu. Heyetlere Medine’de kaldıkları süre içinde Kur’an, Sünnet ve İslâm’ın temel esasları öğretiliyordu.

Hadramî b. Âmir:  

Hz. Peygamber Esed kabilesi heyetinden Hadramî b. Âmir’e bizzat kendisi Abese ve A’lâ sûrelerini öğretmiştir.

Iyâfet:  

Kuşları azarlamak, onların isimlerinden, seslerinden ve geçişlerinden anlamlar çıkarmak Esed kabilesinin batıl inaçlarındandı Müslüman olduktan sonra bunlardan vazgeçtiler.

Has’amlılar için düzenlenen yazı, kan davalarının yasaklandığına dair ifadeleri ve arazi ürünlerinden tahsil edilecek zekatın miktarlarını içermesi bakımından önemlidir.

Ammuenes (Umyânis):  Câhiliye döneminde Havlânîler’in taptıkları putun adı.