KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

Zekatta mal ile ilgili şartlar

MAL İLE İLGİLİ ŞARTLAR:

Malın zekâta tabi olmasının şartları:  Tam mülkiyet, Malın artıcı(nami) olması, Tabi ihtiyaçlardan fazla olması (havaici asliye), Nisaba ulaşmış olması, Havelan-i Havl.

Tam Mülkiyet: Bir malın zekâta tâbi olabilmesi için şart olan “tam mülk(el-milkü’t-tâm)” tabirinden maksat o malın, hem kendisinin(ayn) hem de menfaatlerinin, sahibinin tasarruf salâhiyet ve kudreti altında bulunmasıdır. Mal, mükellefin fiilen elinde veya onun tasarrufu altında bulunacak, ona başkalarının hakkı taalluk etmiş olmayacak, o maldan ortaya çıkacak fayda mükellefe ait olacaktır. Faydası sadece mal sahibine varsa o malın zekâtı verilir.

Belirli sahibi olmayan mallar zekâta tabi değildir. Haram mal zekâta tabi değildir. Vakıf malları zekâta tabi değildir. Hanefilere göre elde bulunmayan ve ele geçeceği de umulmayan malın zekâtı verilmez. Bazı âlimlere göre faydalanılamayan mallarında zekâtı verilmez. Kaybolan mallarında zekâtı verilmez.

Şafilere göre ise malın elde bulunmaması zekât vermeye manideğildir. Ebu Hanife’ye göre kadın kocasından vadeli mehrini almadıkça bunun zekâtı vermekle mükellef olmaz.  Rehin olarak verilen malın zekâtı verilmez. Satın alınıpta teslim alınmamış malların zekâtı verilir. Malı yanında olmayan yolcu da malının zekâtını vermekle yükümlüdür. Hanefiler ‘Malud Dımar da zekât yoktur’ sözünden hareketle yukarıdaki hükümleri vermişlerdir.

Malu’d-Dımar: Tam mülkiyet olunmayan mala Malu’d-Dımar denir.

Mal-i Müstefad:  Önceden yok iken sonradan ferdin mülkiyetine geçen mala Mal-i Müstefad denir. Maaş, ücret, ikramiye, geçici kazançlar, bağışlar, miras yoluyla edinilen servet vb.

Alacağın Zekâtı: Hanefiler dışındaki mezheplere göre alacaklar elde edileceği umulan alacaklar ve elde edilmesi umulmayan alacaklar olarak 2’ye ayrılır. Birinci grubun zekâtı ödenir. İkinci grubun zekâtı ise ele geçince ödenir. Hanefiler ise alacağı 3’e ayırırlar.

Kuvvetli alacak buna ‘’deyn-i kavi’’ derler. Orta alacak buna ‘’deyn-i mutavassıt’’ derler. Zayıf alacak buna da ‘’deyn-i zaif’’ derler.

Borçlunun kabul ettiği ve ödeme gücüne sahip olduğu için ödenme ihtimali yüksek olan alacağın her yıl zekâtının verilmesi, borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunması veya ödemeyi kabul etmemesi gibi durumlarda ise elde edildikten sonra alacağın zekâtının verilmesi uygun olur.

Borç verilmiş paralar ve ticaret mallarının alacakları deyn-i kavidir. Bunların zekâtı hemen ödenir. Ancak kişi bu alacaktan nisap miktarının 5/1’ini almış olması gerekir.

Orta alacaklar ev kirası gibi zekât mevzuu olmayan bir malın bedelidir. Bunlarda da nisap miktarının 5/1’i kadarı alınırsa zekâtı verilir.

Zayıf alacak Mal bedeli olmayan mehir ve diyet gibi alacaklardır. Bunların zekâtı ele geçtikten sonra verilir. Tahsil edildikten sonra diğer şartların gerçekleşmesi ile zekâta tâbi olur. 

NEMA:

Malın artıcı olması demek olan nema; sözlükte “artmak, çoğalmak, gelişmek” anlamlarına gelir. Terim olarak nemâ 2 kısma ayrılır.

a.Hakikî(gerçek) nemâ: Bir malın ticaretle, doğum yoluyla veya tarımla artmasıdır. Ticaret malları, hayvanlar ve toprak ürünleri böyledir.

b.Takdirî(hükmî) nemâ: Bir malın kendisinde nemâ imkânının bizzat(potansiyel olarak) mevcut olmasıdır. Altın, gümüş ve parada olduğu gibi.

 ?Nema zekâtın vucüp sebebidir. Beş sınıf mal zekâta tâbidir. Bu 5 sınıf mallar; para(altın, gümüş vb.), ticaret malları, toprak ürünleri, hayvanlar, define ve madenlerdır. Bu mallar incelendiğinde hepsinin nâmî(artıcı vasıfta) oldukları görülür.

Nami özelliği bulunmayan binek hayvanlarının, çalıştırılan hayvanların, oturulan evlerin, ev eşyalarının, meslek aletlerinin zekatı verilmez.

İHTİYAÇ FAZLASI OLMA:  

Zekatı verilecek mal Havaic-i Asliye’nin (asli ihtiyaçların) dışında olmalıdır. İhtiyaç fazlası olmalıdır. Hanefilere göre kişi ve aile fertleri için gerekli bir yıllık gıda maddeleri, giyecekler, sanat ve meslek aletleri, oturulan evler, ev eşyaları, binek aracı, ilim kitapları asli ihtiyaçlardandır.

Nisab:

Sözlükte “sınır, işaret, asıl ve kök” anlamlarına gelir. Nisab kelimesinin terim anlamı; Zekâtın vücûbuna alâmet ve ölçü olmak üzere Hanefiye göre tesbit edilen zenginlik ölçüsüdür. Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelîler’e göre ise zenginlik ölçüsü “kifâye” yani kişiye ve bakmakla yükümlü olduğu kimselere yetecek kadar mala sahip olmaktır. Zekâtın vücûbuna alâmet ve ölçü olmak üzere tesbit edilen belirli bir miktardır. Zengin olmanın asgari sınırı veya asgari zenginlik ölçüsü diye bileceğimiz nisab, zekâta tâbi her mal için, Hz. Peygamber tarafından gösterilmiştir. Şer’i belirlemeye mukadderat-i şer’iyye denir.

Hanefi’ye göre toprak ürünlerinde nisap şartı yoktur. Gümüşün nisabı 200 dirhem, altının nisabı 20 miskaldir. Hayvanlardan devenin nisabı 5, sığırın ki 30, koyunun nisabı 40’tır. Toprak ürünlerinde ise 5 vesk’tir. Bu da 653 kg’dır. Ebu Hanife toprak ürünlerinde nisabı şart koşmaz.

Yıllanma:

Malın üzerinden bir yılın geçmiş olması gerekir. Buna Havelanü’l-Havl denir. Toprak ürünlerinde bu şart aranmaz. Maden ve definede de yıllanma şartı aranmaz. Hanefilere göre malı müstefat da zekâtın farz olabilmesi için o malın hem sene başında hem de sene sonunda nisaba ulaşmış olması gerekir. Senenin ortasında malın nisap miktarının altına düşmesi yıllanma şartına zarar vermez. Şafi ve Malikiler ise nisabın bütün sene boyunca bulunmasını şart koşarlar. Malın değeri sene ortasında nisabın altına düşerse şafi ve Malikilere göre zekât verilmez. Malı müstefat istifade edilen mallara denir. Malı müstefat ticaret mallarının karı, hayvanların yavruları gibi sahip olunan malların nemalandırılması sonucu ise eldeki diğer mallara eklenir. Bir yıl şartı da asıl mala göre yapılır. Malı müstefat eldeki malın cinsinden değilse onun için de ayrıca bir yıl beklenir.

Borç Karşılığı Olmama:

Zekâta tabi malborç karşılığı olmamalıdır. Ancak bu zahir(açık), batın(gizli) mallara göre değişir. El emvalül batına denilen(altın, gümüş, para gibi) gizli mallarda borç etkilidir. El emvalül zahire denilen malarda ise farklı görüşler ileri sürülmüştür.  ?Hanefilere göre borç 3’e ayrılır.

1-Şahıslara olan borç,

2-Allah hakkı olan borç ve

3-Kullar tarafından istenmeyen fakat Allah hakkı olan borç(kefaret, nezir…).

İlk iki gruptaki borçlar zekâtın verilip verilmemesinde etkili olur. Üçüncü gruptaki borçlar ise zekâta etki etmez. Ayrıca borç hangi çeşit olursa olsun toprak ürünlerinde zekâtın vücubuna mani değildir. İmam Şafi’ye göre ise borç hiçbir malda zekâtın vücubuna engel olmaz. İmam Malik’e göre ise sadece parada engel olur.