KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

Zekata tabi mallar

ZEKÂTA TABİ MALLAR:

ALTIN VE GÜMÜŞ:  

Mübadele aracı, ziynet eşyası, para olarak 3 gruba ayrılır.

Mübadele Araci Olması:  Gümüşün zekât nisabı 200 dirhemdir. %2,5’i verilir. Altının nisap miktarı 20 miskaldir. 20 miskal altın 80,18 gramdır. 200 dirhem gümüş 561,2 gramdır. Altın ve gümüş nisaptan az ise biri diğerine Hanefiye göre ilave edilebilir. Şafi ve Hanbeli ise aksi görüştedir.

Ziynet Eşyası: Hanefiye göre ziynet eşyası zekâta tabidir. Diğer mezhepler ziynet eşyası zekâta tabi değildir. Şafi 200 dirhem altın olursa zekât verilirder. Erkeklerin kullandığı altın zekâta tabidir. Hanefi’ye göre Altın ve gümüş süs eşyası zekâta tabidir. İmam Şâfiî, İmam Mâlik ve Ahmed b. Hanbel’e göre ise mubah olan kadın süs eşyası zekâta tâbi değildir.

Kağit Para Zekâtı: Günümüzde kâğıt para eskiden para olarak kullanılan altın ve gümüşün yerine kullanılır. Nisabı altınve gümüşün değeridir. Bir yıl geçince %2,5 zekâtı verilir.

TİCARET MALLARI:  

Nisabı altın ve gümüşün değerine ulaşmasıdır. Nisapta gümüşten ziyade altının değeri esas alınır. Hanefilere göre ticaret mallarının kıymeti sene başında ve sene sonunda yukarıda gösterilen altın veya gümüş nisaplarının altına düşmemelidir. Düşerse zekât gerekli olmaz. Sene ortasında düşmesi zekâtı etkilemez. Maliki ve şafi’ye göre de nisap sadece sene sonunda aranır. Senenin başında ve ortasında nisabın düşmesi zekâtı etkilemez.

Ticaret niyetiyle elde bulundurulan mal zekâta tabidir. Sene içinde malın cinsi değişse de seneyi sıfırlamaz. Hanefi’ye göre borçlar çıkarılıp malın zekâtı öyle verilir. Şafi borç olsa da borcunu mala katmaz. Malın borcu düşmez. Zekât Hanefi’ye göre para ile ya da mal ile verilebilir. Şafi’ye göre ise malın kendisinden verilir.

TOPRAK ÜRÜNLERİ(ÖŞÜR):  

Hasat günü mahsüllerin zekâtı verilir. Öşür %10 veya %5’tir. Ebu Hanife’ye göre toprak ürünleri zekâta tabidir. İmameyn’e göre bir sene çürümeden kalabilme şartı vardır. İmam Malik ve Şafi de aynı görüştedir. Şafi meyveden hurma ve üzümü sayar. Toprak ürünlerinde nisap 5 vesk’tir. 653 kg’dır. Eğer kabuklu ise nisap sınırı 10 vesk’tir. Pirinç fındıkta nisap 1306 kg’dır. Ebu Hanifeye göre ise toprakta nisap aranmaz.  

Sulama şekline göre zekâtın nisbeti %10 veya %5’tir. Hanefiye göre toprak ürünlerinde nisap ve yıllanma(havl) şartı yoktur. Öşür yükümlülüğü için buluğ ve akıl şartı aranmaz.

Mal sahibi bir tarlayı kiraya verirse zekâtını kiralayan öder. Fakat Ebu Hanife’ye göre sahibi öder. Yarı yarıya anlaşılsa da öşürü mal sahibi öder. İmameyn göre ise hissesine düşen payın öşürünü herkes kendi öder.

Mahsul tarlada yetişmeden satılırsa satın alan öşürünü öder. Yetiştikten sonra satılırsa malı satan tarla sahibi öşürü öder. İmam-ı Azam öşür şart olabilmesi için toprağın öşür arazisi olmasını şart koşar. Diğerleri şart koşmaz. Haraç topraklarından diğerlerine göre eğer sahibi müslümansa hem haraç hem de öşür verirler. İmam-ı Azam’a göre ise haraç verilen topraktan öşür verilmez.

DİKKAT: Doğal ve ücretsiz sulamada 1/10, ücretli sulamada 1/20 zekât verilir. Bu ürünler 653 kg. ulaşınca zekâta tabi olurlar. İmâm-ı Âzam’a göre ister az, ister çok olsun bütün toprak ürünleri zekâta tâbidir. İmam Mâlik ve Şâfiî’ye göre ise bir sene muhafaza edilebilen gıda maddesi özelliğine sahip toprak ürünleri zekâta tâbidir. Şâfiîler meyveden sadece hurma ve üzümün zekâta tâbi olduğu görüşündedir. Ahmed b. Hanbel’e göre ölçülebilen, kurutulabilen, dayanıklı olan gıda maddeleri ve insanoğlu tarafından yetiştirilen bütün ürünler zekâta tâbidir. Ahmed b. Hanbel, zekâta tâbi mallarda gıda maddesi olma şartını aramamaktadır. Buna göre pamuk, keten gibi giyim eşyası yapılan maddeler de zekâta tâbidir. Toprak ürünlerinden zekât, senede kaç kere ürün alınırsa o kadar verilir. Yani bir araziden bir senede iki kere mahsul alan kişi iki kere zekât verir.

BAL VE DİĞER HAYVANLAR:  

Hanefi ve Hanbeli’ye göre balın zekâtı verilir. Diğerlerine göre verilmez. Ebu Hanife toprak ve bal ürünlerinde nisap ve yıllanmayı aramaz. Diğerleri ‘’bal tıpkı süt gibidir’’ der ve zekatı verilmez derler. Toprak ürünlerin de, rikazda (%20) balda (%10)’dur. Madenlerde yıllanma ve nisap aranmaz.

DİKKAT:  Bal; 1/10 olarak Hanefî ve Hanbelî mezheblerine göre balın zekâtı verilir. Şâfiî ve Mâlikî mezheblerine göre baldan zekât verilmez. Hanefi’de balda nisab aranmaz, azı da çoğuda zekâta tabidir.

MADENLER VE DENİZ MAHSÜLLERİ:  

’’Sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak ediniz.’’ Ayeti; Rikaz madenleri yeraltı zenginliklerini, gömülen hazineleri ifade eder. Maden ve definelerin zekâtları elde edildiklerinde verilir, yıllanma ve nisab aranmaz. Toprak ürünlerinin azıda çoğu da zekâta tabidir.

Rikaz:

İnsanlar tarafından yer altına gömülen kıymetli maden ve eşyayı ifade eder. %20 olarak zekatı verilir. İmam Şafi, İmam Malik ve Ahmet bin Hanbel’e göre madenler rikazın kapsamına girmez. Hanefi ise hem madenleri hem de rikazı madenler grubunda sayar. Bulunan eşyada islamı amplemler varsa lukata hükümleri uygulanır. Bir yıl ilan edilir. Sahibi çıkmazsa hepsi devlete verilir. Bu tür nisap aranmaz. İmam Şafi ise nisap miktarını şart koşar. Lukatada zekat için yıllanmaya gerek yoktur. İmam Şafi lukatanın zekatının zekat verilmesi gereken kişilere verileceğini söyler. Ebu Hanife, imam Malik ve Ahmet bin Hanbel ise rikaz zekatının kamu hizmetine harcanacağını söylerler.

Madenler:

Serahsi madenleri 3’e ayırır. Katı olup eritilenler, katı olup eritilemeyenler, sıvı olup katılaşmayanlar. Ebu Hanife’ye göre sadece birinci grup dahildir. Eritilmeyenlerden vergi alınmaz. Şafi’ye göre sadece altın ve gümüş zekata tabidir. Diğerleri tabi değildir. Hanbeliler ise ayrım yapmadan bütün madenlerden zekat alınacağını söyler. Madenlerde zekat Hanefi’ye göre %20 diğerleri %2,5’tir. Nisap ve yıllanma şartı Hanefi’de aranmaz. Diğerleri nisap şartını şart koşup yıl şartını şart koşmazlar. Hanefi’ye göre alınan vergi kanu yararına(fey) kullanılır. Diğerleri tövbe süresi 60. Ayette geçen zekât verileceklere verilirder.

DİKKAT:  Maden veya hazine:  Hanefî mezhebine göre madenlerde nisab aranmaz 1/5 oranında zekâtı verilir. Bulunan veya işlenen maden az da olsa çok da olsa vergiye tâbidir. İmam Mâlik, İmam Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel’e göre ise madenlerin zekâta tâbi olabilmeleri için nisab miktarına ulaşması gerekir. Bu da hadislerle gösterilen altın ve gümüş nisabıdır. Madenler bu kıymetlere ulaşmadıkça zekâta tâbi olmazlar. Madenlerde yıllanma da aranmaz, çıkarılınca zekâtı ödenir.

Deniz Ürünleri:

Hz. Ömer, Ömer bin Abdulaziz ‘’zekât alınır’’ derken, bazıları alınmaz derler. Ebu Yusuf ‘’mercan, süz eşyası olan an ber’den %20 zekât alınır’’ der.

HAYVANLAR:  

Deve, sığır, manda, koyun, keçi, inek zekâta tabidir. Devenin nisabı 5, sığırın 30, koyunun 40’tır. Zekâta tabi olacak koyunların Saime olması gerekir. Senenin çoğunu(Saime) merada geçirmelidir. Yemle beslenenlere ma’lufe denir. Ziraat, nakliyat işlerinde kullanılan hayvanlara amile denir. Zekâta tabi olacak hayvan Saime olmalıdır. Amile olmamalıdır. Ma’lufe ve amile hayvanların zekâtı verilmez.

Develerin Zekâtı: 5’ten 9’a kadar 1, 10’dan 14’e kadar 2, 15’ten 19’a kadar 3, 20’den 24’e kadar 4 koyun verlir. 25’ten 35’e kadar iki yaşında dişi deve zekât olarak verilir. 120. Sayıdan sonra ise Hanefi’ye göre tekrardan başlamış gibi hükmedilir.

Koyunun/Keçinin Zekâtı: 1’den 39’a kadar zekât yoktur. 40’tan 120’ye kadar 1 koyun, 121’den 200 ekadar 2, 201’den 399’a kadar 3, 400’den 500’e kadar 4 koyun verilir.

Siğırların Zekâtı: Saime olan sığırlarda zekat nisabı 30 olup, bundan azı için zekat gerekmez. 30 sığırdan 40 sığıra kadar zekat olarak 2 yaşına basmış erkek veya dişi 1 buzağı verilir. 40 sığırdan 60 sığıra kadar 3 yaşına girmiş erkek veya dişi bir dana verilir. İmam Mâlik çoğunluğa muhalefet etmiş, ister sâime, ister besi, isterse çalıştırılan hayvan olsun hepsinin zekâta tâbi olacağı görüşünü savunmuştur.

ATLARIN ZEKÂTI:  

’’Ticaret ve üreme içinse zekâtı verilir. Çoğu fakih zekâtı verilmez’’ derler. Ebu Hanife, talebesi Züfer ‘’Saime ise ve nesli için yetiştiriliyorsa at başına bir dinar verilir’’ der veya atındeğerinin %2.5’i verilir. ‘’At binek için ve savaş içinse, ma’lufe ise bu atların zekatı verilmez. Ticaret içinse zahiriler hariç zekâtı verilir’’ derler

SINAİ SERVET YATIRIM VE ÜRETİM ARAÇLARI:  

Zekat mallarında nami(artıcı olma) şartı vardır. Zekat önce aile fertlerine daha sonra başkasına verilir. Ayrıca zekat malı, zaruri ihtiyaçların dışında olmalıdır.

Gelir getiren meslek aletleri, fabrika aletleri zekata tabidir. İnsanın temel ihtiyaçlarından sayılan mesken, sanatkarların ev aletleri zekata tabi değildir. Ancak artıcı özelikte olan gelir elde etmek için edinilen mallar zekata tabidir. Sanayide kullanılan makinalar gelir getiricidir. Nami mal sayılır. Bazılarına göre ise bu mallardan zekat alınmaz. Bu malların zekatı gelirlerinden alınır. Ya ciro çıkarılır %10 zekat verilir veya ana para esas alınır % 5 zekat verilir.

Bazı alimler de %2.5 derler. İslam konforansı fıkıh akademisi, ‘’Şafi maldan %2.5 verilirderken, bazı alimler de döner sermaye ile duran sermeye karşılaştırılır ve %2.5 verilir’’ der. Bunların delili ‘’sanayi mallarını toprak ürünlerine kıyaslayarak %10 veya %5 zekatı verilir denilemez’’ derler. Toprak ürünlerinde olduğu gibi sanyi ürünlerinde de ‘’her imalat için ayrı ayrı zekat verilemez’’ derler.

Kısaca sanayi sektöründeki yatırımları ticaret malarına kıyaslamak daha mantıklıdır. ‘’Toprak ürünlerine kıyaslanamaz. Sanayi sektörünü araziye kıyaslamamız yanlış olur. Bu görüşü savunanlar bütün boçlarını toplar karlarından bunu çıkarırlar. Geriye nisap mikarı mal kalmışsa bunun %2.5 zekatı verilir’’ derler. Uygun olan görüşte budur.

BİNA VE NAKİL VASITALARI GİBİ GELİR GETİREN MALLAR:  

Bina ve nakil vasıtaları zaruri ihtiyacın dışında olup gelir getirici bir özellikte ise bunu zekatı verilir. Zekatının hangi oranda verileceği konusunda ihtilaf vardır. Bazıları ‘’akarların yalnızca gelirleri zekata tabidir. Nisap ve yıllanma şartı aranır zekatı da %2.5 verilir’’ derler. Bazıları ise ‘’gelir getiren bu bina, araç … mallarını zirai mallara kıyaslayıp bunlarsan %10 veya % 5 verilir’’ derler. Ayrıca ‘’yıllanma şartı aramazlar ve %10 olarak verilir’’ derler. Diyanet İşleri Başkanlığı ise %2.5 olarak görüş belirtmiştir.

MAAŞ, ÜCRET VE SERBEST MESLEK KAZANŞLARI:  

Toplam gelir nisaba ulaşır ve üzerinden bir yıl geçerse ihtiyaçlar, borçlar düşülür %2.5 zekat verilir. Hz. Ebu Bekir maaşları dağıtırken üzerinden bir yıl geçen malı olanlardan zekât alırdı. Bazıları ise bu tür maaş gibi gelirlerden yıllanma şartını aramazlar. Kişinin sıtandart maaşı varsa ve yıl sonunda zaruri ihtiyaçlarının dışında nisap miktarı malı veya para birikiyorsa senenin sonunda aylık gelirinden %2.5 zekat verir. Diğer gelirlere katılır ve nisap miktarına ulaşıp bir yıl geçtikten sonra zekatı yüzde 2.5 olarak verilir.

HİSSE SENEDİ:  

Anonim şirketin sermayesinin belli orandaki ortaklık payıyla olur. Tahvil gibi borç senedi değil ortaklık ve mülkiyet senedidir. Hisse sahibine hissenin sağladığı kâra temettu denir. Normal, ihraç ve piyasa değeri vardır. Normal değer hisse senedinin üzerinde yazılan değerdir. İhraç değeri hisse senedinin satılma değeridir. Piyasa değeri piyasada satılan değerlerine denir.

1952’de şam’da yapılan konferansta alimler ‘’türü ne olursa olsun hepsi ticaret malı gibidir’’ derler. %2,5 zekata tabi olurlar. Mısır’daki konferansta ‘’eğer senedi tahvilden alınıp satılmak içinse %2,5, sırf yatırım ve geliri için alınıp satılmıyorsa %10 olarak zekat verilir’’ derler. Zekatı da hisse sahibi değil şirket verir. Hisseyi satmak için alırsa %2,5 öder, yaralanmak ve kullanmak için hisseyi alırsa çoğunluğa göre %2,5 ve yıllanma şartını ararlar. Bazı alimlere göre ise %10 öder.

İslam fıkıh akademisi şu kararları almıştır. Hisselerin zekatı sahibine düşer. Kamu hisseleri, vakıf, hayır kurumları, gayri Müslimlerin hisselerinden zekat alınmaz. Ayrıca kişi hisseyi satmak için değil de karından yararlanmak için aldıysa zekâtı hissenin fiyatından değil hissenin karından verir. Hissenin alım-satım değerini vermez. Hissenin getirdiği kâr payının(temettu) zekâtını verir.

Zekâtında yıllanma ve nisap şartını koşarlar. %2,5 verirler. Kişi hisseyi satmak için almışsa nisap ve yıllanmaya bakılır. Hem hissenin piyasa değerinin zekâtı verilir, bir de kâr payınında zekâtı %2,5 olarak verilir. Bazı âlimlere göre temettudan % 2,5 alınır. Bazı âlimlere göre ise hisse senedinin zekâtını vermez, temettunun kini %10 olarak veya %5 olarak verir.

Sonuç olarak satmak için almışsa %2,5 verir. Havl ve nisap şarttır. Kârı için almış ve satmıyorsa hisse senedi artı temettunun %2,5 havl nisaba göre zekâtını verir. Ancak zekâta tabi olmayan mal varlıkları çıkarılarak %2,5 verilir. Şafi’ye göre ortak malların zekâtını tek bir kişi verebilir. Hanefilere göre herkes kendi vermelidir. Ancak tek kişi verecekse hisse sahibi bunun vekâletini vermesi gerekir.

 DİKKAT: Hisse Senetleri’nin Zekatı:  Hisse senetleri menkul kıymetler borsasında alınıp satılmak ve böylece ticareti yapılıp kazanç elde etmek için bulunduruluyorsa, ticaret malları gibi işlem görürler, rayiç bedelleri üzerinden % 2.5 oranında zekâta tâbi olurlar.