KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

Orucun yasakları ve bozan şeyler

ORUCUN YASAKLARI ve BOZAN ŞEYLER:  

Yeme, içme ve cinsel ilişkidir. Yeme, içme ve cinsel ilişki orucu bozar.

Orucun Mekruhları:

Tatmak, çiğnemek mekruhtur. Kişinin eşiyle öpüşmesi ve ona sarılması mekruhtur. Serinlemek maksadıyla yıkanmak mekruhtur. Güzel koku koklama mekruh sayılmaz. Direncinin düşmesine sebep olan kan aldırma da mekruhtur.

Kaza Ve Keffaret Gerektiren Durumlar:

Ramazan günü oruçlu iken yapılan cinsel ilişki hem kaza hem de kaffaret gerektirir. Birşey yiyip içme de ise Hanefiler kişi bunu bilerek yaparsa aynı hükmün uygulanacağını söylerler. Cinsel ilişkide bulunan köle azat eder, 2 ay peşpeşe oruç tutar, 60 fakiri doyurur, yoksa hiç bişey yapmaz. Yeme, içme, cinsel ilişki bilerek yapılırsa bu hüküm aynen uygulanır. Bunun dışında olursa keffaret gerektirmez.

Kazayı Gerektiren Durumlar:

Yenilmesi mutat olmayan şeylerin yenilmesi hanefiye göre keffareti gerektirmez. Sadece kaza yapılır. Eğer cinsel ilişki olmadan başka yollardan şehvet tatmin edilirse keffaret gerekmez. Kazası gerekir. Kasten kusma orucu bozar. Bayılma ve delirme orucu bozar ancak bundan dolayı kaza edilmesine gerek yoktur. Unutarak yeme ve içmeyle oruç bozulmaz. Ancak hata ile yenirse bu hanefiye göre orucu bozar. Kasıtsız olarak denizdeyken su yutsa oruç bozulur. Ağzını çalkalarken su yutsa oruç bozulur. Şafiler kasıtsız olduğu için orucu bozmayacağını söylerler. Malikilere göre ister unutma ister hata ile olsun yeme, içme orucu bozar. Vakit girmedi deyip yerse oruç bozulur. Güneş battı zannedip erkenden yerse oruç bozulur. Yiyor veya içiyorken imsak girerse derhal yeme içmeye son verilmelidir. Bile bile devam ediyorsa hanefiye göre keffaret gerektirir.

İlaç Kullanmanın Ve İğne Yaptırmanın Hükmü:

Ağızdan alınan ilaçlar orucu bozar. Göze, burna ve kulağa verilen ilaçta ise tartışma vardır. Burnun ağızla bağlantısı vardır. Gözün dolaylı olarak vardır. Kulağın mideyle bağlantısı yoktur. Burna enfiye çekmek burna bol su çekmek orucu bozar. Ancak tedavi amaçlı durumlar orucu bozmaz. İğne yoluyla vücuda serum, aşı verilmesi orucu bozar. Ancak keffaret gerekmez. Ebu hanife ‘’derin yaraya sürülen merhem orucu bozar, İmameyn ise bozmaz’’ der.(bazıları astım ve nefes darlığı olanların kullandığı spreylerin de orucu bozmayacağını söyler.) tercih kişiye kalmıştır. Ya hem oruç tutar hem iğne vurdurur. Yada oruç tutmaz iğne vurdurur.

Orucun Kazası:

Ramazan orucunun kazası:  orucu tutmama, yolculuk, hastalık, hayız ve nifas, niyeti terk etmesi gibi … Sebeplerden dolayı yapılır. Aynı şekilde keffaret, adak veya nafile oruçların kazasıda gerekir. Şafiler ‘’nafile oruçta kazaya gerek yoktu’’ derler. Malikiler ‘’kasten bozulursa kaza gerekir’’ derler. Kazası ise her zaman olur. Şafiler ‘’1 yıl içinde olması gerekir’’ derler. Eğer kişi bu borcu 1 yıl içinde ödemezse ayrıca borcu için fidye öder.

Keffaret Orucu:

Ramazanda özürsüz olarak oruç tutmama büyük günahtır. Kaffaret için ya 60 fakir doyurulur, yada 2 ay oruç tutulur. Sıralama köle azadı, 2 ay oruç,  60 fakiri doyurma şeklindedir. Hanefilere göre bu sıraya riayet etmek zorunludur. Malikiler ise sıra gözetmek sizin herhangi birini yapmayı yeterli derler. Araya hayız ve nifasın girmesi keffaret orucuna zarar vermez. Peygamberimiz ramazanda birgün oruç yiyen kimsenin bunu ömür boyu oruç tutarak yapsa genede ödeyemez.

İtikâf:

İnzivaya çekilmeye İtikâf denir. Belirli kurallara uyarak yapılır. Müstehaptır. Hanefiler Kifai Müekked Sünnet saymışlardır. İtikâfa girenin mükellef olması, mescidde girmesi ve niyet etmesi gerekir. Kadınlar evlerinin bir odasında itikâfa girerler. Ramazanın son 10 günü yapılır. Nafile itikâf dışarıya çıkmakla bozulmaz. Ancak vacip itikâf mahallinin dışına çıkmakla bozulur. İtikâfta asgari süre yoktur.

Fidye:

Oruca güç yetiremeyenler fidye verir. Hasta ve yaşlılar içindir. Fidyenin miktarı bir fakirin doyumluğudur. Hasta için hastalığının sürekli olma zorunluluğu vardır. Fidyeyi bir kişi isterse topluca bir kişiye daha ramazan başındayken verebilir. Hayatta iken ödeyemezse vasiyet eder. Vasiyeti yoksa da ödenir. Vefat olursa kazası veya keffareti varsa bunların yerine fidye verilmesi iyi olur. Kasten terkedenlerinki ise tartışmalıdır. Ağır işlerde çalışanlar da oruç yerine fidye verebilir. Ebu yusufa göre tek fidye bile bölünüp iki kişiye verilebilir. Oruç fidyesinin tutarı fıtır sadakasına denktir. Fıtır sadakası için miktar belirlenirken buğday, arpa, üzüm, hurma fiyatlarına bakılması gerekir.

Iskat-ı Savm:

Sağlığında tutmadığı orucun fidye yoluyla ödenmesidir. Bedeni ibadatlerde vekâlet olmaz. Kimi fakihler ‘’fırsat bulamadan öldüyse verilir, bilerek terk edip de daha sonra öldüyse fidyesi verilmez’’ der. Zahiriler bunun caiz değil vacip olduğunu söylerler. Kimileri de bedeni ibadetlerde vekâlet yoktur deyip bunu uygun görmemiştir. Hanbelilerde bunun sadece adak orucunda olabileceğini söylemişlerdir. Bu uygulama hastalara geçici mazereti olupta kazaya fırsat bulamayanlara yapılır. Diğerlerine olmaz. Mazeretsiz kaza etmeyen için bu uygulama olmaz bu uygulama insanları tembel gösterir. İbadetin özüne de terstir.