Fatih ÇOLLAK / Tashihi Huruf

KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

Oruç İle İlgili Kavramlar

ORUÇ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

&Aşure orucu: Muharrem ayının sadece onuncu günü oruç tutulması doğru görülmemiş, bunun yanında bir önceki veya bir sonraki günün de oruçlu geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bu ayda sünnet olarak tutulan oruca Aşure orucu denir.

&Dahve-i kübra: Kaba kuşluk vaktini ifade etmek için kullanılan bir tabirdir. Buna dahve de denir. Oruç müddetinin yarısı, öğleden bir saat önceki vakte dahve-i kübra denir.

&Dahve-i suğra: Güneşin doğduktan sonra 5º (bir mızrak boyu) yükselmesinden itibaren başlayan zaman, işrak vakti anlamına gelmektedir.

&Dâvûd Orucu:  Gün aşırı oruç tutmak yani bir gün oruç tutup ertesi gün tutmamak, Peygamberimiz tarafından “savm-ı Dâvûd” olarak nitelenmiş ve bu şekilde oruç tutmanın faziletli olduğu ifade edilmiştir.

&Eyyam-ı bîd(Eyyam-ı bîz): Kamerî ayların (Kamerî takvim ay takvimi) 13, 14 ve 15. günlerine denir.

&Fidye: Oruç tutmaya gücü yetmeyen yaşlıların tutamadıkları her bir gün için ödemeleri gereken meblağa denir. Bir oruç fidyesinin miktarı bir fakiri bir gün doyurmak kadardır.

&Halk: Hacda ihramlı iken vaktinden önce tıraş olan kişilerin tutması gereken oruca denir.

&Haram Aylarda Oruç:  Haram aylar olarak anılan zilkade, zilhicce, muharrem ve receb aylarında, perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç tutmak müstehaptır.

&Her ay üç gün Oruç:  Her aydan üç gün oruç tutmak, bunu özellikle her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde yapmak müstehap kabul edilmiştir. Kamerî takvim(ay takvimi) hesabına göre bugünlere “eyyam-ı bîd” denir. Peygamberimiz’in özellikle ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay üç gün oruç tutmayı tavsiye ettiği rivayet edilmiştir.

&İhtilâf-ı metâli: Dünyanın yuvarlak olması sebebiyle hilâlin bir yerde görülürken başka yerde görülmemesi mümkündür. Yani ayın doğuş yer ve vakitlerinin değişmesidir. Bu durum İhtilaf-ı metali olarak ifade edilir.

&İmsak: Arapça’da, “kendini tutmak, engellemek” anlamına gelen imsak, ıstılahta ise; ‘’Oruç süresince yeme içme ve cinsî ilişkiden uzak durma’’ anlamını ifade eder.

&İftar vakti: Oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güneşin batma vaktidir.

&İtikâf: Bir mescidde ibadet niyetiyle ve belirli kurallara uyarak inzivaya çekilmeye denir.

&Iskat-ı Savm: Sağlığında yerine getirmediği oruç borcunun öldükten sonra fidye yoluyla telâfi edilmesi anlamına gelen bir kavramdır.

&Kefâret: ’’Önceden belirlenmiş’’ demektir. Ramazan orucunun kasten bozulması sebebiyle tutulması gereken oruca denir.

&Kefaret-i savm: Oruç bozma kefaretine kefaret-i savm denir. Oruc kefaretinin Kaynağı sünnettir.

&Muayyen: Ramazan orucu tayin edilmiş, önceden belirlenmiş bir günde tutulan oruçlara denir.

&Muayyen farz:  Ramazan orucuna denir. Ramazan orucu sadece belirli bir vakitte, yani ramazan ayında tutulabilir.

&Gayr-i muayyen farz:  Diğer oruçlardır. Mubah olduğu her zaman tutulabilir. Yani tutacağı orucun adını ve zamanını kişi kendi belirler.

&Şeyh-i fânî:  ’’Düşkün ihtiyar’’ demektir.

&Mûtat:  ’’Normal, alışılmış olmayan’’ demektir.

&Nezir(Adak): Kişinin dinen yükümlü olmadığı bir ibadeti yapmayı kendisi için bir yükümlülük haline getirmesini ifade eder.

&Oruç: Arapçada ‘savm’ veya ‘sıyâm’ anlamına gelen orucun kelime anlamı ‘nefs-i engelleme’dir. Fıkıh terimi olarak ise; ‘’İmsak vaktinden iftar vaktine kadar, bir amaç uğruna ve bilinçli olarak, yeme içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak’’ anlamına gelir.

&Reyyân: Cennetin kapılarının isimlerinden biridir. Oruç tutanlar bu kapıdan gireceklerdir. Bu kapının adıdır.

&Pazartesi-Perşembe Orucu:  Her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak da teşvik edilmiş bir nâfiledir. Peygamberimiz’in pazartesi ve perşembe günleri oruç tuttuğu ve soruya cevaben de “İnsanların amelleri Allah Teâlâ’ya pazartesi ve perşembe günleri arzolunur; ben amelimin arzı sırasında oruçlu olmayı tercih ediyorum” dediği rivayet edilmektedir.

&Kefâret:  Ramazan orucunun bozulması sebebiyle tutulması gereken oruç.

&Savm-ı Dâvûd: Nâfile oruç olarak değerlendirilen, gün aşırı oruç olarak ifade edilen, Davd(a.s)’ın tuttuğu en faziletli oruçtur.

&Rü’yet-i hilâl: Ayın görülmesi demektir. Ramazan ayının başlangıç ve bitişinin tespit edilmesine denir.

&Savm-i Visâl: İki veya daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek oruç tutmaya denir.

&Savm-i Dehr: Bir sene ara vermeden devamlı oruç tutmaya denir.

&Şevval Orucu: Ramazan ayından sonraki ayda altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha faziletli olmakla birlikte ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür. Kazâ veya adak oruçlarının bugünlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Bu ayda tutulan oruca Şevval orucu denir.

&Şâban Orucu:  Şâban ayında oruç tutmak müstehap sayılmıştır.

&Savm-i visâl:  İki veya daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek oruç tutmak. Bu şekilde oruç tutmak mekruhtur.

&Şek günü:  Havanın bulutlu olması gibi sebepler yüzünden şâban ayının yirmi dokuzundan sonraki günün şâban ayına mı yoksa ramazan ayına mı ait olduğu konusunda şüphe meydana gelirse, bugüne “şek günü” denilir. Bugünün ramazan ayına ait olup olmadığında kuşku bulunduğu anlamına gelir. Bugün herhangi bir oruç tutmak mekruhtur.

&Tasua günü: Muharrem ayının dokuzuncu(9.) günüdür.

&Orucun zimmette sübût bulması:  Oruç borcunun kaçınılmaz bir şekilde kesinleşmiş, sabit hale gelmiş olması demektir. Meselâ başlanmış fakat bir sebeple tamamlanamamış nâfile orucun kazâsı zimmette sabit olmuş, borçluğu kesinleşmiştir.

&Yevm-i şek: Şek günü demektir. Havanın bulutlu olması gibi sebepler yüzünden şâban ayının yirmi dokuzundan sonraki günün şâban ayına mı yoksa ramazan ayına mı ait olduğu konusunda tereddüt meydana gelmesine denir.

&Zilhicce Orucu : Kurban bayramından önceki -Arafe günü de dahil- dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Hacda olanların 9. günü (arefe günü) oruç tutması mekruh görülmüştür. Bu günlerde tutulan oruca Zilhicce orucu denir.

&Zıhâr:  Yanlışlıkla ve kaza ile adam öldürmesi sebebiyle tutulması gereken oruç.