KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

31-MÜFREDAT

Kuranla alakalı kısa bilgiler

KISA KISA TEFSİR VE KUR’AN BİLGİSİ

İlk inen ayetler Alak suresinin ilk 5 ayetidir.

Medine de ilk nazil olan sure Bakara suresidir.

Medine de son inen sure Nasr suresidir.

Kuran-ı Kerim’deki surelerin genel kabulüyle, 86 tanesi Mekki 28 sure de Medeni’dir.

Kur’an’da 114 sure vardır. Ubey b. Kab a göre 87 si Mekki 27si ise Meddenidir. En uzun süre 286 ayeti olan Bakara süresi en kısası ise Kevser Suresidir. Kur’an’ın surelere ayrılması tevkifidir yani vahye dayanır.

lTilavet secdesi ile biten sureler: Araf süresi –Necm süresi –Alak süresi

Nebilerin ismiyle isimlenen sureler: Yunus, Hud, Yusuf, İbrahim, Muhammed, Nuh sureleri’dir.

Ayet sayısına göre Mekki surelerin en büyüğü: Şuara suresi 227 ayet’tir.

Sure kelimesiyle başlayan sure Nur Süresi’dir.

Besmele iki defa zikredilen sure Neml Suresi’dir.

Besmele ile başlamayan sure Tevbe (Berae) suresi’dir.

İki nebinin ismi ile biten sure Alâ Suresi’dir.

Esmaü’l-Hüsna’dan birisiyle başlayan sure Rahman Suresi’dir.

Peygamber efendimizin kadınlara öğretilmesi emir buyurduğu sure Nur suresi’dir.

Kendisinde iki tane secde ayeti olan sure Hacc suresi’dir.

Ahmed ismi kendisinde zikredilen sure Saff suresi 6. ayet’dir.

”Ey Nebi” hitabı beş defa zikredilen sure Ahzab suresi’dir.

Rasullah’ın Zehrevan diye isimlendirdiği sureler Bakara ve Ali İmran sureleri’dir.

Mekke’de müşriklere karşı Kuran-ı açıktan ilk okuyan sahabe Abdullah b. Mesut’tur.

Rasullah’ın Kuran’ın zirvesi buyurduğu sure Bakara suresi’dir.

Bedir gazvesini anlatan süre Enfal süresi’dir.

Uhud gazvesini anlatan süre Ali imran 121-190

Hendek gazvesini anlatan süre Ahzab 9-27

Tebük gazvesini anlatan süre Tevbe 38-125

Peygamber efendimizin hicretini anlatan süre Tevbe süresi 40. ayetidir.

Mirac hadisesini anlatan süre Necm süresi’dir.

İfk hadisesini anlatan süre Nur süresi 11-26. ayetleridir.

Musa(a.s) ile Hızır(a.s) kıssasını anlatan süre Kehf 60-82. ayetleridir.

Resulullah’ın Kuranın zirvesi diye isimlendirdiği sure Bakara suresidir.

Kuran-ı Kerimin kalbi diye zikredilen sure Yasin suresir.

Kuran-ı Kerimin toplama komisyonu başkanı olan sahabi Hz. Zeyd Bin Sabit’tir.

Kuran-ı Kerim, Hz. Ebubekir zamanında Mushaf haline getirildi.

Kuran-ı Kerim, Hz. Osman zamanında çoğaltılıp dağıtılmıştır.

Kur’an’ın çoğaltılmasına Hicri 25 yılında başlanmıştır.

Kuran-ı Kerimde hakkında en çok ayet inen kavim İsrailoğullarıdır.

İmam Asım kıraat imamımızdır. Ravileri:1.Ravi: Ebubekir Şube, 2.Ravi: Hafs Bin Süleyman’dır.

Asım Kıraatı, yeryüzündeki Müslümanların büyük çoğunluğu Asım kıratını ve Hafs kıratını kullanmaktadır. Mushaflarda bu kırata göre basılmaktadır.

Savaş ganimetleri anlamına gelen Enfal suredir.

İsra suresini diğer bir adı da Beni İsrail suresidir.

Abdestin farz olduğunu belirten sure ve ayet; Maide suresi 5 ve 6. ayetleridir.

Kur’an-ı Kerim’in ilk defa harekelerini göstermek için noktalama koyan; Ebul Esved ed-Düeli’dir. Kerim’i harekeleme ve noktalama işlemi hangi dönemde Emeviler döneminde gerçekleşmiştir.

Kur’an’ın harekelenmesi işine en son şeklini veren alim; Halil Bin Ahmet’tir.

Baştan sona kadar tek bir konuyu anlatan sure Yusuf suresidir.

Mekke’de son nazil olan sure; Müminun suresidir.

Abdullah Bin Mesud, tefsir alanında ün kazanmış bir sahabidir.

Kendisin Tercumanül Kuran ve Bahrul-İlim sıfatı verilen müfessir sahabi Abdullah Bin Abbas’tir.

Garibul-Kuran terimi, Kuranda herkes tarafından anlaşılmayan kelimeleri ifade eder.

Müsebbihat olarak isimlendirilen sureler; hadid, haşr, saff, Cuma ve teğabun sureleridir.

Hudeybiye antlaşmasının gerçekleştiği olay, Fetih suresinde konu edilmiştir.

Seyyit Kutub’un tefsirinin adı Fizilali Kur’an’dır.

Muhammed Hamdi Yazır’ın tefsirinin adı Hak Dini Kur’an Dili’dir.

Taberi’nin tefsirin tam adı Camiu’l-Beyan an Te’vili Ayi’l-Kur’an’dır.

Hurf’u Seb’a: Kur’an’ı Kerim’in yedi harf üzerine inmesidir.

Kuran’ın bugünkü haliyle kitap halinde toplanılmış şekline ”Mushaf” denir. “Mushaf”, “iki kapak arasındaki sayfalar” anlamına gelen bir kelimedir

Kuran, Arapça olarak kaleme alınan ilk mukaddes kitaptır. Kur’an’ın bölünmüş olduğu 30 parçadan(fasikül) her birine cüz denir.

Hizb: Kur’an-ı Kerim’in her 5 sayfasına “1 Hizb” denir. Bir cüz 20 sayfa olduğuna göre 1 Cüzde 4 Hizb vardır.

Kur’an-ı Kerimin her bir cümlesine Ayet denir.

Mekkede vahy’edilen ayetlere MEKKÎ, Medinede inen ayetlere Medeni denir.

“Sebu’t-Tivel’’ olarak isimlendirilen sureler; Bakara, A’raf, Nisa, Al-i Imran, En’am, Maide, Enfal sureleridir.

İstinsah yapılırken Kureyş lügatı esas alınmış ve çoğaltılan Mushaflar Basra, Küfe, Şam, Mekke, Yemen’e gönderilmiştir.

Cebrail Dıhye El Kelbi’nin kılığında insan şekline bürünürdü.

Kuranın en uzun ayeti: Bakara 282. ayettir. Bu ayetin diğer adı ise Müdayene Ayetidir.

Kur’ân’ın, hızlı okunduğu tilavet tarzına hadr denir.

Kur’ân-ı Kerim’in en yavaş okunduğu tilavet tarzına tahkik denir.

Halen elimizde bulunan Mushaflardaki vakıf işaretleri Secâvendî’ye aittir.

Tehaddi: Kur’an-ı Kerim edip ve şairlere meydan okuyor ve bir sure veya ayetinin benzerini getirmelerini istiyor. Kur’an’ın bu şekilde meydan okumasına Tehaddi denir.

Kuran-ı Kerim 42 vahiy katibi tarafından yazılmıştır. En meşhurları Mekke’de Abdullah b. Sa’d Medine’de ise Übey ibni Kab’dır.

Kuran’da zikredilen en büyük rakam: 100 bin rakamı saffat suresi 147. ayet, en küçük rakam ise 1/10 Sebe:45. Ayette geçer.

“Tertil”: Kur’an dura dura acele etmeden anlaya anlaya okumaya denir. Kur’an’ı ağır ağır, kelime ve harflerin hakkını vererek güzelce okumadır.

Tahkik: Kur’an okumada bütün unsurları ile tam hakkını verecek ve okuyuş hassasiyetinde en son imkânı kullanarak Kur’an okuma tarzıdır.

Hadr: Tecvidli hızlı okumaya denir.

Tedvir: Tahkik ile hadr arasındaki okuma tarzına denir.

Mukataat-ı Süver: 29 sürenin basında geçen 14 harftir. İkisi Medeni 14′ü ise Mekki sürelerde geçer

Kur’an ayetleri kağıt, bez, deri parçaları, taş, tuğla, kürek kemikleri üzerine yazılmıştır.

Süre ve ayetler tevkifidir. Yani vahye Müsteniddir.

Ayet: Alamet, nişan, ibret manasına gelir. Mekki, Medeni: Muhkem, mütaşabih diye sınıflandırılır.

Süre: Yüksek makam, derece, şeref, alamet manasına gelir. 114 süre 30 cüz vardır. Bakara, en uzun; Kevser ise en kısa süredir. Tuval, Miun, Mesani ve Mufassal olarak 4′e ayrılır.

Mütevatir olan 7 kıraat vardır. Bunlar; İbni Kesir, Nafi, İbni Amir, Ebu Amr, Hamza, Kisai ve Asım kıraatleridir. Mütevatir bir hadiste Peygamber Efendimiz “Kur’an’ı Kerim 7 harf üzerine nazil olmuştur.” Buyurur

Kur’an’ın İcazı: Kur’an belagat ve fesahat, nazm-ı acip ve üslubu garip, gaybten haberler, geçmiş asırları beyan noktasında mucizevidir

Surelerin başındaki besmele konusunda Hanefiler ”Müstakil bir ayettir. Sürenin cüz’ü değildir. Ayırmak için teberrüken yazılmıştır. Hanbeliler “Fatihanın başından bir ayettir.” derler.

Rivayet ve nakillere dayanarak yapılan tefsirlere rivayet, rivayet tefsirine dayanarak ulemanın ayetleri tefsir etmesine ise dirayet tefsiri denir.

Mutezile’nin kurucularından Ebu Huzeyl Allaf Abbasi halifesi Me’muna hocalık yapmıştır. Me’mun ise mutezile âlimlerinden olan Ahmet b. Ebu Duad’ın kışkırtmasıyla Kur’an’ın mahluk olduğunu bütün İslam âlimlerine kabul ettirmeye çalışmıştır.

Mekke’de son nazil olan sure; Müminun suresidir.

Mekke’de ilan edilen sure; Necm suresidir.

Tefsir alanında tasavvufi boyut ve özellikleri ön plana çıkaran olaylara İşari tefsir denir.

Kur’ân ve Sünnetin açık hükümlerine aykırı olarak yapılan tefsirlere İlhâdî tefsir denir.

Mekke döneminde nazil olmuştur ve 118 ayettir. İlk 10 ayetinde takva sahiplerinin vasıflarını beyan eden, adını ilk ayette geçen ve bu vasıfları taşıyanları niteleyen bir kelimeden alan sure Mü’minün Suresi’dir.

Mekke döneminde nazil olmuştur ve 9 ayettir. İnsanları çekiştiren, alay eden kimsenin durumunu kınayarak, bu gibi kimselerin varacağı yerin ateş olduğunu bildirir. İnsanları arkadan çekiştiren,  “Seb’u’t-tıvâl” Bakara, A’râf, Nisa, Âl-i İmrân, En’âm, Mâide ve Enfâl sureleridir.

Müşkilü’l-Kur’ân” İfadesinin tanımı Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu zannedilen ayetlere denir.

Vücuh: “Lafızları aynı, anlamları farklı olan kelimelerdir” tanımını ifade eder,

Meâl: Her yönüyle aynen aktarılması mümkün olmayan bir sözün başka bir dile yaklaşık olarak çevirisidir. Özellikle Kur’an tercümeleri için kullanılmaktadır.

Tefsir: Kur’an-ı Kerim’i usûlüne göre açıklamak ve yorumlamak demektir.

Mukâbele: Kur’an-ı Kerim’i, birinin yüzünden veya ezbere okuması, diğerlerinin de onu takip etmesidir.

Kur’an-ı Kerim’in belgeye dayalı olarak toplanması için kurulan komisyonun başkanı Zeyd bin Sabit’dir.

Kur’an’ın muhtevası:  Îtikâd,  İbâdetler, Muâmelât, Ukubât, Ahlâk, Nasîhat ve Tavsiyeler, Va’d ve Vaîd, İlmî Gerçekler, Kıssalar ve Duâlar.

Mekkî Sûreler’in özellikleri: Âyetler genelde “Ey insanlar!” hitâbıyla başlar, sûre başlarında kasemler çokça yer alır, önceki peygamberlerin kıssaları anlatılır.

Medenî Sûreler’in özellikleri: Âyetler genelde “Ey iman edenler, ey kitap ehli” hitaplarıyla başlarlar; evlilik, mîrâs, cihâd âyetlerini ihtivâ eder, münâfıklardan bahseder.”

Muhkem ayet: Açık ifâdeli âyetlerdir.

Müteşâbih ayet: Birden fazla anlama gelen ayetlerdir.

Besmele: Tevbe suresinin dışında bütün surelerin başında besmele vardır. Nelm suresinin 30. Ayetinde geçmesi nedeniyle Kuran’ın bir ayeti olduğunda ihtilaf yoktur.

Secde Ayetleri: Secde ayetleri Kuran da 14 tanedir. Secde ayeti okunduğunda tilavet secdesi yapılmalıdır. Tilavet secdesi Haniflere göre vaciptir.

Sure: Sözlükte ‘’yüksek rütbe mevki şeref yüksek bina sur’’ gibi manalara gelir. Çoğulu suver’dir. Terim olarak ayetlerden en az 3 ayetten meydana gelen başı ve sonu bulunan müstakil Kur’an parçası demektir.

Surelerin Tertibi: Surelerin terkibinde farklı görüşler mevcuttur.

Vakıf: ”Kelime üzerinde kıraata tekrar başlamak niyetiyle adet olduğu şekilde nefes alacak kadar bir zaman sesi kesmekten” ibarettir.

İbtida: ”ilk defa okumaya başlamaya veya vakıftan sonra kıraata devam etmek için tekrar başlamaya” denir.

İnzâl ve Tenzil: Kur’ân’ın M. 610 yılında Ramazan ayında Kadir gecesinde toptan dünya semasına, Beytü’l-İzze’ye indirilmesine inzâl, parça parça âyetler hâlinde vahiy yolu ile Hz. Muhammed (a.s.)’e indirilmesine ise tenzîl denir.

Ayet: Sözlükte “açık alâmet, işâret, emâre, iz ve nişâne” demektir. Çoğulu ây ve âyât’tır. Allah’ın varlığına delâlet eden şeylere ve peygamberlerin hak olduğunu ispat eden mucizelere de âyet denir.

Tilavet: Harflerin edası ve kelimelerin anlamı açısından diğer okuma biçimleri olan kıraat ve tertîl’in özelliklerini kapsamakla birlikte onlara nisbetle daha çok itinalı, anlam ağırlıklı ve hatta ilahî kelamın anlaşılmasından onu tecrübe ekmeye yönelik bir okuma biçimidir. Kur’an’ı uygun bir şekilde ve güzel bir tutum ve sesle okumaya tilavet denir.

Ahrûf-i Seb’a: Yedi harf. Ahrufü`s-Seb`a: Kur`an-i Kerim`in lafizlari ve kiraati ile yedi vecih veya lehce.

Ahkamü`l-Kur`an: İbadat, muamelat ve ukubatla ilgili ayetlerin tefsirini konu alan ilim dalı ve dalda yazılan eserlerin ortak adıdır.

Ahsenü`Kasas: Hz.Yusuf`un Kur`an-ı Kerim`de anlatılan hayat hikâyesidir.

Aksâmü’l-Kur’ân: Kur’ân’ın yeminleri anlamına gelen Aksâmü’l-Kur’ân, Kur’ân’da geçen yeminleri konu edinen tefsîr usulünde bir bilim dalıdır.

Fezailü’l-Kur’an: Kur’an’ın bazı sûre ve âyetlerinin faziletinden bahseden rivayetleri bir araya getiren ilme fezâilü’l-Kur’ân denilmiştir.

Garibü`l Kur`an: Kur`an-ı Kerim`deki garip lafızların tefsirini konu alan ilim dalı ve dalda yazılan eserlerin ortak adıdır.

Havassu’l-Kur’an: Kur’an’ı Kerim’in bazı ayet ve surelerinin özelliklerinden bahseden ilimdir.

İcaz: Kur`an`ın özlü olusu, kelime ve cümlelerinin derin ve essiz anlamlar tasimasina icaz denir.

İ’rabul-Kur’an: Kur’an’ın diliyle ilgili ilimlerin başında Kur’an’ın dil bilgisi bakımından doğru okunup yazılmasından ve farklı vecihlerin ne gibi anlam kaymaları ve zenginliği ortaya çıkardığından bahseden İ‘râbü’l-Kur’ân gelir

İsra: İsrâ, Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.v.)’in bir gece Allah tarafından Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmesidir. .

Kütüb-ü Ehadis: İlahi kitaplar: Tevrat, zebur, inci, Kur’an-ı Kerim.

Kütüb-ü Münzele: Allah tarafindan indirilmis olan kutsal kitaplar.

Müdayene Ayeti: Kur’an’da en uzun ayet Müdayene=(Borçlanma) Ayeti diye bilinen Bakara suresinin 282. ayetidir. Bakara suresinin 282.ayetine Müdayene ayeti denir.

Mücmel: Mânâsı anlaşılmayacak derecede Özet halde ve îzâha muhtaç söz, kısa ifadelerdir.

Müteşabih: Birbirine benzeyen. Usûl-i fıkha göre, Kur’ân-ı Ker’îm ve hâdîs-i şerifte geçen ve ne kasdedildiği kesin olarak bilinemeyen sözlerdir. Çoğulu: Müteşâbihât’tır.

Mütevatir: Yalan üzerinde toptan birleşmeleri akılca imkânsız olan bir topluluğun, aynı şekilde başka bir topluluktan rivayet etmiş olduğu haber veya hadîsdir.

Müşkilü’l-Kur’an: Kuran okurken zihne takılan ayetlerdir.

Muavvizateyn: Felak, nas sureklerinin ikisine birden verilen isimdir.

Müteşabih Ayetler: Birden fazla manaya gelen, manası açık olmayıp manasında kapalılık bulunan, açıklamaya ihtiyaç duyulan ayetlere müteşabih ayetler

Nass: Dini bir terim olarak -geniş anlamıyla- Kur`an ve Sünnet metinlerini ifade eder.

Nüzul-i Kur`an: Peygamber Efendimize Allah tarafindan Kur`an ayetlerinin gelmesine denir. Bu ayetleri Cibri-i Emin`in getirmesine de, inzal, tenzil denir.

Siyak-Sibak: Kur’an-ı Kerim’in bir ayetini yorumlarken, konu ve kitap bütünlüğüne dikkat etmek ilmidir.

Ulumu’l-Kur’an: Cem’ul-Kur’ân, Esbabu’n-Nüzûl, mensuh vb. gibi Kur’ân-ı Kerîm’le doğrudan irtibatı olan konuları inceleyen ilimdir. Başka bir ifadeyle; Kur’ân’a hizmet eden veya Kur’an’a dayanan ilimlere Ulûmu’l-Kur’ân denir

Vücuh Ve’n-Nezair: Kur’ân-ı Kerîm’de bir lafzın bir kaç mânâda kullanılmasına “vucûh” denir. Birden fazla kelimenin aynı mânâda kullanılmasına da “nezâir” denir

Zelletü’l-Kârî: Manası değişecek şekilde Kur`an-ı yanlış okumak. Buna zelletu`l-kari denir. Anlamı “Okuyanın sürcmesi“ yanı yanlış okuması demektir.

Zevatu’r-Ra: Elif Lâm Râ ile başlayan Yûnus, Hûd, Yûsuf, Ra’d, İbrahim ve Hicr sûrelerine verilen isimdir.

Muavizeteyn; Felak ve Nas surelerine verilen isimdir.

Zehrevan; Bakara ve Ali İmran surelerine verilen isimdir.

Tencimü’l Kur’an: Kur’an’ın yavaş yavaş inmesine Tencimü’l Kur’an adı verilir.

Hz. İsa zamanında, gökten indirilmesi istenen bir sofradan bahsedildiği için Sofra anlamına gelen sureye Maide adı verilir.

Tanasub’ul Ayat: Ayetler arasında uyum ve ahengi açıklayan ilim veya kavrama Tanasub’ul Ayat denir.

Kur’anın anlaşılmasında çağdaş bir yöntem olan İşaret sistemini ön plana çıkaran ilim dalına Sembolik adı verlir.

Terdit: Bir ayetin bir surede birden fazla tekrarlanmasına Terdit adı verilir.

Medine medresesini kuran ve burada meşhur talebeler yetiştiren alim Ubeyy b. Ka’b’dır.

Yasin suresinde anlatılan kavim Ashabı Karye’dir.

Rasulullah’a yolculuk ve misafirlikte olmayıp, yerleşik durumda iken gelen vahye Hadari denir.

Kur’an-ı Kerim’de surelerin başında okuyanın ve dinleyenin ilgisini çekmek için söze tatlı, akıcı, ince ve güzel bir üslupla başlamasına Fevatihu’s suver denir.

Kur’an hristiyanlar için Nasranî tabiri kullanır.

Ruhu’l Kudüs kelimesi Kur’an´ da Cebrail anlamda kullanılmıştır.

İçerisinde ‘Beni Nadir‘ olayı geçen sure Haşr Suresidir.

Yolculukta namazın kısatılması ile ilgili ayet Nisa-101. Ayettir.

Kur’an ve Sünnetde ´Hadd-i Kazf´ olarak adlandırılan ceza Zina iftirası cezasıdır.

Ayetler ve sureler arasında icmal-tafsil, umumilik-hususilik, aklilik-hissilik, sebep-müsebbeb, benzerlik-zıtlık gibi mana irtibatı sağlamaya Tenasüb denir.

Sebe suresinde geçen Sebelileri cezalandırmak amacıyla onlara gönderilen sel baskınına Seylü-l arim denir.

Kur’an’ı Kerim’in Mücadele suresinin her ayetinde “Allah” kelimesi vardır.

Allah (c.c.) kelimesi Kur’an’da 2697defa zikredilmiştir.

Kur’an’ı Kerim’de tek ismi zikredilmiş kadın Hz. Meryem’dir.

Kur’an ayrıca Kelamullah, Kitabullah, Furkan, Tenzil, Mushaf, Kitab, Nur ve Ümmü’l-Kitap isimleriyle bilinir.