KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

31-MÜFREDAT

Dinler Tarihi İle İlgili Kavramlar

DİNLER İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

&Animizm: Ruhlara, özellikle de ecdat ruhlarına tapınmaya denir.

&Abera: “Öte tarafın insanları” anlamında, Fırat veya Ürdün nehirlerinin öbür kıyısından gelmiş olan göçmenleri ifade eden bir terimdir.

&Adventizm: Hz. İsa’nın bir kez daha yeryüzüne geleceğini savunan bir Hristiyan mezhebinin adıdır.

&Aforoz: Hristiyanlık ve Yahudilikte öngörülen bir dinî ceza türü olup, Kilise hukukuna göre yetkili dinî şahsiyetler tarafından suçlu görülen bir Hristiyanın kendi topluluklarından uzaklaştırılmasıdır. Yani; Hıristiyanlıkta din adamlarının bir kimseyi dinden çıkarması yani, ruhban sınıfı tarafından dinden çıkarılma işlemine denir.

&Amida: Yahudilerin Siddur dedikleri dua kitabını ayakta okurlar. Ayakta yapılan dua ibadetin asıl kısmıdır.

&Anglikanizm: “Anglo-Saksonlar” olarak bi-linen İngilizlerin mensubu bulunduğu Hristiyanlık mezhebidir.

&Analitik yöntem: Dini tezahürler ve fenomenler irdelenmeye, analiz edilmeye çalışılır.

&Agnostik(bilinmezcilik): Tanrının varlığının ya da yokluğunun bilinememesidir.

&Agnostizm: ’’Tanrı sezgi yolu ile bulunamaz’’ görüşünü savunmaktır. İnsanın tanrıya ilişkin bir bilgisinin olamayacağını, var ya da yok olduğunun kanıtlanamayacağını iddia eden Bilinemezcilik inancına denir.

&Amentü: Müslümanlarda inanç esaslarına denir.

&Afrodit: Aşk tanrısı anlamına gelir.

&Avesta: Halen Hindistan’ da geçerli olan Zerdüşt dininin kutsal kitabının adıdır.

&Âyin: Sözlükte “adet, merasim, usûl, tarz, adap, örf, kanun, zinet ve süs” manalarına gelen ayin, terim olarak, dinî inançları ortak olan bir toplulukta yetkili makamlarca belirlenmiş birlikte yapılan dualar, okunan ilâhîler ve dinî ağırlıklı kurallara bağlanmış törenlere denir.

&Bâtınilik: Kur’an ve hadislerin zahiri anlamlarının yanı sıra asıl bilinmesi gereken herkes tarafından anlaşılmayan anlamlarının da bulunduğunu öne süren ekoldür.

&Belam: Tağuti güçlerle işbirliği yapan ve onların iktidarlarını İslam’ı istismar ederek ayakta tutmaya çalışan din adamına denir.

&Beytü’l-Makdis: Mukaddes ev, Küdus`de-ki Mescid-i Aksa. Beytül Makdis İslâm’da üç mukaddes mescitten biri olan Kudüs’teki mescid.

&Beytü’l-Midras: Yahudilerin dini eğitim ve öğretim yaptıkları yer.

&Budizm, Şintoizm:  ’’Tanrı konusunda açık ve net olmayan’’ dinlerdir.

&Credo: Hristiyanların inanç esaslarına denir.

&Çin ve Japonyada yaygın dinler:  Konfüçyüsçülük, Taoizm ve Şintoizm’dir.

&Deskriptif Yöntem: Tasvir edici, betim-leyici demektir. Dinin ya da dinlerin tarihsel tezahürünü olduğu gibi anlatır.

&Deist(Deizm): ’’Tanrı doğayı yaratmıştır ve artık karışmamamktadır.’’ Diye inananların inancı. Tanrı insan içkinliğidir. Tüm dinleri yok sayarak sadece Tanrının varlığını kabul eder. Peygamber, vahiy, ahiret, melek vs inançları yoktur.

&Dehriyyûn: Zaman ve maddenin ebedîliği görüşünü benimseyenlere denir.

&Din: Örf ve âdet, ceza ve karşılık, mükâfat, itaat, hesap, boyun eğme, hâkimiyet ve galibiyet, saltanat ve mülkiyet, hüküm ve ferman, makbul ibadet, millet, şeriat” gibi çeşitli anlamlara gelir. İnsanın Tanrı, diğer insan ve varlıklarla münasebetlerini düzenleyen ve hayatına yön veren, onlarla ilgili davranışlarına esas olacak kurallar bütününe denir. Din Kelimesi:  Kur’ân-ı Kerîm’de 92 yerde geçmektedir.

&Dharma:  Hinduizm’in kutsal dili Sanskritçe’de din kelimesinin karşılığı demektir.

&Dhamma:  Budizm’in kutsal metinlerinin yazıldığı Pali dilinde din kelimesinin karşılığı demektir.

&Dini Kayyım: Gerçekliğini daima koruyan dosdoğru din manasına gelir.

&Dogmatizm: Kuşkuyu reddeden felsefi akıma veya dine denir.

&Düalist: İki tanrılı dine denir. Genellikle iyi ve kötü düalitesi çerçevesinde bir iyilik birde kötülük tanrısının arlığını kabullenirler. Ancak kötülükten sakınmak amacıyla iyilik tanrısına tapınmayı esas alırlar.

&Dînü’l-Hak: Muharref ve bâtıl dinlere karşı Kuran-ı Kerim’in karşı koyduğu bir dindir.

&Eski Yunan, Roma ve Mısır dinleri:  ’’ Çok tanrılı’’ dinlerdir.

&Epikür: M.Ö 341’de Sisam adasında doğan, ‘’felsefesinin amacı insanı mutluluğa ulaştırmaktır.’’ diyen filozofun adıdır.

&Enduljans: Katolik kilisesinde günahlardan arınmak için çekilen cezaların belirli bir sevap karşılığında bağışlanmasına, kiliseden satın alınan belgeye (af name) denir.

&Engizisyon Mahkemeleri: Hıristiyanlık` tan uzaklaşan veya dini esaslara aykırı davranan kimseleri cezalandırmak için kurulan Katolik kilise mahkemeleri. Kilisenin başkanlığında toplanır, genellikle kilisenin öğretilerine karşı çıkanlara ölüm cezası verirdi.

&Evrastiya: İsa’nın ölmeden önce havarileriyle yediği son akşam yemeğinin anısına yapılan ve Hıristiyan inanç ve ibadetlerin temelini oluşturan ayindir.

&Ehl-i Salib: Ehl-i kitâb’tan Hıristiyanlar, haçlılar için kullandıkları bir terimdir. On birinci yüzyılın sonlarında Avrupa dünyasının “Kudüs’ü Kurtarma” sloganı ile Türkleri Anadolu’dan atmak ve bütün Ortadoğu’yu ele geçirmek için başlattığı siyasî amaçlı askerî harekâta katılanlara verilen ortak bir isimdir.

&Ehli Vukuf: Bilirkişi demektir.

&Ekânim-i Selâse(Teslis): Hıristiyanlıkta üçlü tanrı anlayışıdır. Uknum kelimesinin çoğulu olup sözlükte “asıl esas ve temel” anlamına gelmektedir. Dînî ıstılahta ise Hıristiyanlarca Allah anlayışının teşekkül ettiği üç sıfatın birbiriyle olan ilişkisini sağlayan baba, oğul ve Ruhu’l-Kudüs demektir. Bu üç esas (ekânîm-i selâse) şöyle açıklanmaktadır; Allah Teâlâ’dan ibaret olan zat (baba) İsa’dan ibaret olan ilim (oğul) ve Meryem’den ibaret bulunan hayat (zevce) dir.

&Ekümeniklik: Büyük bir Hristiyan birliğini sağlama yada dinlerarası işbirliğini sağlama amacını güden girişimlere denir.

&Etnosentrik: İsrailoğullarının seçilmişliğini inancının merkezine koyma anlayışına denir. Yani seçilmişlik merkezli din demektir.

&Ğulû: Allahu Teâlâ ehli kitaba (Hiristiyan ve Yahudilere) hitap ederek dinde kendi koymuş olduğu kanunların dışına çıkmamalarını, kendi yaratmış olduğu kulları yartılmış odukları seviye üzerinde yüceltip büyültmemelerini emretmiştir. Ğulû haddi aşmak, aşırılığa düşmek, söz ve itikadla bir mahluku aşırı yüceltmek manasına gelir.

&Geleneksel dinler:  Kimin tebliğ ettiği belli olmayan dinlerdir.

&Fıtratullah:  Allah’ın dini demektir ki o da ‘’İslâm ve tevhid’’dir.

&Fenomenolojik Yöntem: Dini fenomenler anlaşılmaya çalışılır. Bu bağlamda dinler tarihçisi ele aldığı konuya ilişkin kendi duygu ve yaklaşımlarını elden geldiğince paranteze alır ve ele aldığı hususu o geleneğin içinden biri imişçesine anlamaya çalışır.

&Fasık: Büyük günahlardan birini işlemiş veya küçük günahlara devam eden kimseye denir.

&Faraklit: İncil`de Hz.Isa`nın kendisinden sonra geleceğini müjdeledi kimseye verilen ad.

&Fırka-i Naciye: Ehlisünnet mezhebine bağlı samimi Müslümanlara verilen addır.

&Gobin: Museviler tarafından, Musevi olmayanlara verilen isimdir.

&Gamârâ: Yahûdîlerin Tevrât’tan sonra mukaddes kitab saydıklarıTalmûd’un kısımlarından biri. Talmûd; Mişnâ ve Gamâ-râ olmak üzere iki kısımdır.

&Gnostik(Gnostizm): Sezgi ya da düşünerek Tanrının kavranması düşüncesine denir. Yani Tanrının duyular ve akıl ile değil ancak sezgi ve keşif yoluyla bilinebileceğini iddia eden gizemcilik inancına denir.

&Hanif: Hz. İbrahim milletinin ve başka dinlerden batıl tanrılardan çekinip yalnız bir olan Allah’a yönelen tevhid ehli kimseyi (muvahhid) ifade eden, sapıklıktan (dalaletten) doğruluğa (hidayete) yönelme anlamını içeren bir kavramdır.

&Halalah: Yahudi din hukukuna denir.

&Hindistan’da yaygın dinler:  Hinduizm, Budizm ve Jainizm’dir.

&Heretik Akım: Heterodoksi içinde dine ve dinsel inanç ve değerlere getirdikleri yorum ve bakış açısıyla yaygın din anlayışının temel değerlerinden sapma temayülü gösterdikleri düşünülen ve sapkın inanç ve uygulamaları nedeniyle cezalandırılmayı hak ettiklerine inanılan akımlar heretik yada sapkın akımlar olarak adlandırılır.

&Heterodoksi: Merkezi din anlayışının dışında kalan görüş ve akımlar. Hetero-doksi, çoğunluğun ya da bazı durumda siyasal gücün doğru ve kabul edilebilir saydığı resmi öğretinin dışında kalan her türlü akımı ifade eder. Çoğunluğa karşı azınlığı ve resmi din anlayışına karşı muhalefeti temsil eden akımlar hete-rodoksal olarak değerlendirilmiştir. Doğru kabul edilen resmi öğretinin dışında kalan anlayış(ehlisünnetin dışında kalanlar)

&Heresi: Yaygın kabul edilen inançlardan yada çoğunlukla temsil edilen öğretilerden kesin bir ayrılık ve farklılaşmayı temsil eden dini yorumlardır.

&Henoteizm: Birçok tanrının varlığını kabul etmekle birlikte bunlardan yalnızca birisine tapınmayı esas alan teolojik yaklaşıma denir.

&Hissî Unsur: ‘’Zihnen varlığı kabul edilen bu üstün güç ve kudrete karşı kalben duyulan bağlılık duygusu’’ olarak ifade edilir.

&Hulûl = Avatara = Enkarnasyon: Brah-manizm’de Tanrı’nın bedenleşmesi ve maddî şekillerle tasvirine hem de binlerce ilâhın mevcudiyeti kanaatine yol açan inançdır

&Havâri: Yardımcı demektir. Hz. İsaya inanan ve onun şeçtiği 12 kişiye verilen isme denir.

&Hubba: Yahudilerin evlilik çadırlarına denir.

&Haham: Musevi din adamına denir.

&İçkinlik: Evrenin tümünü tanrı kabul etmek demektir.

&İslam: İtaat etmek, boyun eğmek, bağlanmak, bir şeye teslim olmak, esenlikte ve barışta olmak, sağlık, bütünlük, sükûn manalarına gelen bir kavramdır.

&İlâhî dinler:  ’’ Tek tanrılı dinler’’ demektir.

&İsrailiyyat: Yahudilikten, Hıristiyanlıktan ve diğer kültürlerden, İslamiyet’e giren rivayetlerdir.

&İrtidat: Sözlükte “geldiği yoldan geri dönmek, bir şeyden yüz çevirmek veya başka bir şeye dönmek” gibi mânâlara gelen irtidâd, dinî bir terim olarak, bir Müslüman’ın dinini terk etmesi demektir. Bu duruma riddet; İslâm’ı terk eden şahsa da mürted denir.

&İçtimaî unsur.‘’Aynı zihnî, hissî, taabbüdî unsurları paylaşan insanların oluşturduğu sosyal grup’’ olarak ifade edilir.

&İkon: Kiliselerde bulunan dinî tasvir, yani resim ve heykeller. Özellikle ortodoks kiliselerinde bulunur. Hıristiyanlar, ikon(a)-lara tapmadıklarını, sadece onlara saygı duyduklarını söylerler.

&İlah: Kendisine sığınılan, güvenilen, sevilen, tapılan demektir.

&İlkel dinler:  Eski Yunan, Eski Mısır dinleridir.

&Kâfir: İnanmadığını açıkça söyleyen kimseye denir.

&Karnaval: Kötü ruhları kaçırmak için korkunç maskeler takma töreni.

&Karşılaştırmalı Yöntemler: Dini gelenekler birbiriyle yada bir din farklı tarihsel tezahürleriyle mukayese edilir.

&Kabala: Yahudi mistisizmine verilen isimdir. Almak, kabul etmek manasında mistik ve ezoterik gelenektir. Konusu kozmik ölçekli yaratılış ve kurtuluştur.

&Ketuba: Yahudiliğin en önemli hususlarından olan evlenme töreninde Haham nezaretinde evlilik sözleşmesi imzalanmasına denir.

&Kültler: Müstakil bir din olmaktan öte çoğunlukla bir dini gelenek içersinde belirli bir obje ya da değere tapınmayı ön plana alır. Kültler, içe dönük cemaat anlayışıyla ve gizemcilikleriyle diğer din mensuplarından ayrılırlar. Son dönemlerde Batı dünyasında sayıları hızla artan çeşitli Neo-Gnostik gruplar bu çerçevede değerlendirilir. Ayrıca müstakil bir inanç sistemi ve ibadet anlayışını geliştirip temsil etmekten öte, kurulu yaygın dinsel geleneklere ve sosyal değerlere karşı bir anarşizmi, başkaldırıyı temsil eden, bütün tutum ve tavırlarını buna göre oluşturan ve bu bağlamda bazen nefret, şiddet ve teröre yer veren hareketlerde kült kapsamında sayılabilir. 20.yydan itibaren Batıda yayılan Satanizmi bu bağlamda değerlendirmek mümkündür.

&Kredo: Hırısriyanlık dininin inanç sistemlerine denir.

Kristhosentrik: Mesih merkezli inanca kristhosentri denir.

&Konsül: Piskoposlar ve kilise temsilcilerinin din ve disiplin konuları üzerinde tartışmak için düzenledikleri resmi toplantılara denir.

&Kotel: Yahudilerin dilinde Bet Hamiktaş olarak ifade edilen bir kavramdır. Yani ağlama duvarının diğer ismidir.

&Kurucusu olan dinler:  ’’ Yahudilik, Hıristiyanlık, İslâm, Budizm’’ dinleridir.

&Mandayye(Mande): Bilenler, arifler anlamına gelir. Sabiîler kendi dinine mensup cemaat üyelerini bu isimle adlandırırlar.

&Manastır: Rahip ve rahibelerin dünyalıklardan ve dünya hayatından soyutlanmış, ilişkisini kesmiş bir şekilde şehir dışında köşeye çekilip yaşadıkları ve dini eğitim aldıkları yere denir.

&Maddecilik: Materyalizm demektir. Maddî kelimesinin çoğulu Maddiyyun (maddeciler)dir.

&Mecûsîlik:  Düalist(iki tanrılı) dinler(düalizm=seneviyye) iyilik ve kötülük tanrısı ateş kültü demektir.

&Mesihçilik: Kötü ve çöküntü halinde sayılan mevcut düzene son verecek adil ve mutlu yeni bir düzen kuracak bir kurtarıcının geleceğine inanmaya denir.

&Marduk: Babil efsanelerinin baş tanrısının adıdır.

&Menn ve Selva: İsrailoğullarına sunulan iki ilahi yiyecek.

&Müşrik: Allah (c.c.)’ın birliğini kabul etmeyen, ama ona inanan fakat ondan başka varlıklarıda ilah kabul eden kimseye denir.

&Mü’min: Allah (c.c.)’e ve onun dinine kalbiyle inanıp, diliyle de inandığını söyleyen ve inandığını yaşamaya çalışan insana denir

&Münafık: Dili ile iman ettiğini söylediği halde kalbinden inanmayan kişiye denir. Alameti üçtür. Yalan söyleyen, verdiği sözü tutmayan ve emanete hıyanet eden

&Monoteizm:  ’’Tek tanrı inancı’’ demektir. 

&Mitos: Tarihin herhangi bir döneminde gerçekleşen olayları mecazi(abartılı) bir dille anlatan kutsal öykülere denir.

&Millî dinler: Genellikle bir kurucusundan söz edilmeyen, sadece bir millete ait olan geleneksel yapıdaki dinlerdir.(Eski Yunan, Mısır, Roma dinleri gibi).

&Mecusi: Ateşe tapan kimselere denir.

&Mecusilik: Ateşe tapmak olan Zerdüştilik, Mazdekilik ve Zurvailik gibi çeşitli fırka ve mezheplerin ortak adına denir.

&Misyonerlik: Nihai hedefleri bütün dünyanın kendi dinlerinden olmasıdır. Bu mümkün olmazsa toplumu, mensup oldukları dinden soğutmak, şüpheye düşürmek ve sonraki nesiller yoluyla da tamamen dinlerinden döndürmektir.

&Misyoner: Hıristiyanlığı yaymakla görevli olan din adamlarına veya vatandaşa denir.

&Milel: İslâmî kaynaklarında vahye dayanan dinlere denir. Allah’ın peygamberler yoluyla insanlara inanmaları için gönderdiği kitaplı din anlamındadır

&Müsteşrik: Doğulu milletlerin din, dil, edebiyat, tarih ve kültürlerini inceleyen batılı bilginlere denilir. Dar bir ifadeyle, islamiyeti araştırıp aleyhte bulgular ortaya koyan batılı din adamları ve akademisyenlere verilen isimdir. Bu bilginlere aynı zamanda “Şarkiyatçı” – “oryantalist” ve doğu bilimci”de denilmektedir.

&Monoteist: Tek tanrı demektir. Tek tanrılı dinler için kullanılır. İnsanların yaşamlarında yer verdikleri diğer üstün güçleri reddederek bir tek üstün gücün, yani Tanrının varlığının kabul edilmesini ön plana çıkarmışlardır.

&Nasurayye: Doğru inancı koruyup gözetenler anlamına gelir.  Nasuralılar, ilmi ve otoritesiyle ayrıcalıklı olanları bu isimle adlandırırlar.

&Namus-u Ekber: Ehli kitap, Cebrail(a.s) için kullanılan bir kavram

&Natürizm: İnsanların tabiat olaylarının etkisi altında kalıp onlara kutsallık atfetmeye denir.

&Natüralizm: Emile Zola’nın öncülüğünü yaptığı edebiyat akımına nedir.

&Nat: Asya’da tapınılan kutsal ruha denir.

&Neturei Karta: Şehrin muhafızları anlamındadır. Siyonizm karşıtıdır. Siyonizmin Yahudi dinine ters olduğnu vurgular.

&Nihal: Sözlükte inanç akide ve felsefi görüş anlamındadır. İslâmî kaynaklarında vahye dayanmayan batıl dinlere denir.

&Nirvana: Budizmde nihai kurtuluşu ifade eden “mutlak huzur” anlamına gelen bir kavramdır.

&Noel: Hıristiyanların Hz. İsa’nın doğum günü dolayısı ile kutladıkları bayrama denir.

&Ortodoksi: Genellikle egemen olmuş yaygın anlayış için kullanılır. Kendini çoğunluğun inancını ifade eden merkezi din anlayışıyla ve egemen siyasal güçle özdeşleştiren dinsel yorum, asıl doğru öğretiyi savunduğu ve doğru ve kabul edilebilir inançların temsilcisi olduğu iddiasıyla Ortodoks olarak tanımlanmıştır. Çoğunluğun inancını ifade eden yaygın egemen anlayış.(bizde ehlisünnet)

&On Emir: Eski ahit’te kişilerin tanrı ve diğer insanlar karşısındaki ödev ve yükümlülüklerini belirleyen kurallara denir.

&Papa: Katolik Kilisesi’nin önderi ve Vatikan Devleti’nin başkana denir.

&Panteist(Panteizm): İnanılan Tanrı’nın ev-renle ve insanla ilişkisi inancına denir. Başka bir ifade ile Tanrıyla doğanın birbiriyle içkinliği düşüncesine denir. Doğa tanrıdır inancı de denilir.

&Piskopos: Katoliklerde bir bölgenin din işlerine başkanlık eden papaza denir.

&Politeist(Politeizm): Sosyal bilimler alanında Çoktanrıcılığı ifade etmek için kullanılan terimdir. Şirk anlamına gelir. İnsan yaşamından iyi ve kötü nitelikleri temsil eden sayısız oranda tanrısal varlığın mevcudiyetine inanılır. Hatta böylesi inanç sistemlerinde bunların yanında çeşitli doğal varlıklar, gök cisimleri, krallar ve yöneticiler gibi insanlarda üstün varlık olarak görülür.

&Religion: Batı dillerinde din karşılığı olarak kullanılan, “bir şeyi vazife edinmek, tekrar tekrar okumak, yapmak, insanları Tanrı’ya bağlayan bağ, bazı davranışları dikkatle yapmak” anlamlarını içeren bir ifadedir.

&Ruh Göçü: Tenasuh, reenkarnasyon, hulûl kavramlarıyla da ifade edilen ruh göçü, ruhların beden değiştirerek dünyaya tekrar tekrar gelmelerine inanmaktır. Ruh göçü inancı, Hindistan ve Çin’in büyük bir bölümü başta olmak üzere, dünyanın bazı bölgelerinde varlığını sürdürmektedir. Bu inanca sahip olanlara göre, ruhun bir defa dünyaya gelmesiyle, evreni tanıması mümkün değildir. Bunun için, bir beden ölünce ruhu, başka bir bedene geçer. Bu yeni bedende ruh öncekine oranla daha da olgunlaşır. Söz konusu intikal her ömrün sonunda başka bedende ve varlıkta gerçekleşebilir.

&Rab: Terbiye eden, yöneten, mülkün sahibi, koruyan demektir.

&Roşaşana: Dünyanın her yerindeki Mûsevîlerin kutladıkları, en önemli yılbaşı bayramıdır.

&Reankarnasyon, Tenâsüh: Ruhun bir be-denden başka bir bedene geçerek varlığını sürdürmesi, Hinduizm’de görülen bir inançtır. Dinimize göre bu Ahireti inkâr etmek anlamına gelir.

&Satanizm: Hıristiyanlığa tepki olarak gelişmiştir. Hıristiyanlığın dünyevi hazlarını reddeden tutumuna karşılık bunları yüceltir. Kutsal olan ne varsa ona küfretmeyi, canının istediği her şeyi hiçbir ölçü tanımadan yapmayı, sana vurana öbür yanağını dönmektense intikam almayı ve mutlak gücü benimser.

&Skolastik Düşünce: Akıl ve bilimi reddederek, Hıristiyanlık Dininin emir ve yasaklarını içeren, kilise ve din adamlarının kendi doğrularını esas alan sistemdir.

&Sanem: Tapınmak amacıyla taştan, tahtadan, madenden yapılmış değişik büyüklükte ve kutsallık atfedilen put, heykel vs. cisimlere denilmektedir.

&Senkretik Din: Farklı dini değerleri bir araya getirmek suretiyle oluşturulan yeni inanç sistemlerine denir. Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşanması ve bilinçli ya da bilinçsiz şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlar senkretik dinler olarak tanımlanmaktadır. Sih dini (İslam ile Hindu geleneğinden birçok unsur taşır.) Yahova Şahitleri, Moonculuk, Sayentoloji gibi hareketler senkretik akımlar olarak değerlendirilebilir.

&Sinagog(Havra): Yahudiler(Museviler) günlük ibadetlerini, mabedi (Bet Hami-ktaş) temsil ettiğine inandıkları yerlerde yaparlar. İbadet ettikleri bu yerlere Sinagog ve Havra denir.

&Selefi Salihin: Ehl-i sünnet vel cemaat’ın ilk rehberleri olan Ashab-ı Guzin ile Tabiin’e verilen bir isimdir.

&Sekülerizm: “Dinden bağımsız olan ve dini mahiyeti olmayan” anlamına gelen bir kavramdır

&Senkretik: Farklı inanç sistemlerinden inanç ve ibadet unsurları taşıyan dinsel geleneklere denir. Yani Melez, karıştırılmış dinler demektir. İslam ile Hindu’nun karışımı oartaya çıkan Sihizm gibi.

&Şabat: Yahûdîlerde haftalık ibâdet gününe verilen addır.

&Şeriat: Evrensel İslam’ın, vahyin indiği toplumun ihtiyaçlarına ve sorunlarına göre şekil alması anlamına gelir. İnsanların yaşayışlarında yapmaları ile emrolundukları, ilahi yol ve umumi prensiplere denir.

&Siyonizm: Dünyanın dört aynına yayılmış Yahudi toplumunu Filistin’de tekrar bir araya getirip bağımsız Yahudi devleti kurmaktır. Yahudi milliyetçilik hareketidir.

&Taabbüdî Unsur: ‘’Zihnen varlığı kabul edilen, kalben kendisine bağlanılan yüce kudrete karşı bazı davranışları yapma yükümlülüğü’’ olarak ifade edilir.

&Takdis: ‘’Kutsal sayma, Kutsama, kutsallaştırma’’ anlamına gelen bir kavramdır.

&Tabiiyyun: Deney ve tüme varım metodunu İslam düşünce dünyasında ilk defa kullanan felsefe akımıdır.

&Tekfir(Keffâret = Fidye = Redemption):  Hıristiyanlığın esaslarından biri de, Tanrı’nın bütün insanların günahlarına keffâret olmak üzere, onların affı için insan şekline girip yaşadıktan sonra ıstırap çekerek ölmesi, yani tekfir/keffâret, fidye inancıdır. Bu inancın, üç temel uzantısı vardır:  Hz. İsa’nın tanrılığı, bütün insanlığın günahkâr olduğu ve insanlığın affı için fidye (kurban) anlayışı.

&Teosentrik: Tevhid merkezli inanç anlayışına denir. Yani tevhid merkezli din İslam demektir.

&Totemizm: Büyüye, bitki ve hayvanların kutsallığına inanan din anlayışına denir.

&Teizm: Tanrı yada tanrıların doğaüstü üstün güçler olarak algılandığı geleneklerdir.

&Vaftiz: Hıristiyanlığa girme alameti, İlk günahı silme ve Hıristiyanlığın şartı sayılan yedi merasimden biri yani, Hıristiyanlara göre çocuğun ve Hıristiyanlığa yeni giren kimsenin dine yeni girme şartı sayılan suya sokma merasimine denir.

&Vertabetlik: Ermeni kilisesinde özel eğitim almış ve evlenmemiş din adanlarına verilen isimdir.

&Zihnî Unsur: ‘’İnsanın kendisinden üstün bir güç ve kudretin mevcudiyetini zihnen kabulü. Tanrı kavramı veya çok genel ifadesiyle kutsal kavramı, bütün dinlerin özündeki temel unsur’’ olarak ifade edilir.

&Lat:  Taif’te bulunurdu ve Sakif Kabilesi buna tapardı.

&Menat: Medinelilerin putu idi. Evs, Hazrec ve Gassan kabileleri bu puta tapardı.

&Uzza: Mekke’de bulunurdu. Kureyş ve Kinane kabileleri bu puta taparlardı.

&Vedd: Kelb kabilesinin putu idi. Dumetülcendel’de bulunuyor.

&Süva: Kadın şeklindeydi. Huzeyl kabilesinin putu idi.

&Yeğus: Aslan görünümünde idi. Yemendeki mezhic ve cüreş kabilelerine aitti.

&Yeuk: At şeklinde idi. Sanaya mekke yönündeki hayvan köyünde.

&Nesr: Himyerilerin yahudiliği kabul etmeden önce taptıkları put idi