KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

3-Namazın Farzları Ve Vacipleri

NAMAZIN FARZLARI VE VACİPLERİ 

32-Namaz kılabilmek için müslüman olmak, bulûğ çağına ulaşmak ve akıllı olmak gerekir. Bu şartlar namazın hangi şartlarına girer?

&Vücûb şartları 

33-Aşağıdaki bilgiler doğru mudur?

&Muvâzebe Sünnetlerinin yapılmasına sevap var, terkedilmesine ceza (ikab) yoktur, sadece kınama ve sitem (itâb) vardır.

&Sünnetlere riayet etmek ve devam etmek Peygamber’i sevmenin bir nişanesi sayılır.

&Sünnetlerin kasten terkedilmesi Hanefîlere göre tenzîhen mekruhun üstünde, tahrîmen mekruhun altında(İşaet) yer alır.

&Rükû ve secdede üçten fazla tesbih yapmak adaptır. Mendup anlamına da gelir. Bunları terketmek kınamayı gerektirmez

&Hepsi 

34-Hz. Peygamber’in devamlı olarak yaptığı ve bir mazeret olmaksızın terketmediği sünnetlere ne denir?

&Muvâzebe 

35-Hz. Peygamber’i devamlı olarak yaptığı ve bir mazeret olmaksızın terk etmediği sünnetlere MUVAZEBE sünnetler denir. Bu sünnetlere ne gibi örnek verebiliriz?

&Sübhâneke okumak, Eûzü çekmek 

36-Namazın dışındaki farzlar, (6) altıdır. İşte bu farzlar namazdan önce ve namaza hazırlık mahiyetindir. Bu farzlar hangi kavramlar ile ifade edilir?

&Şurûtü’s-Salât     

&Namazın şartları

37-Namazın içindeki farzlar ,(6) altıdır. İşte bu farzlar namazın varlığı ve tasavvuru kendisine bağlı olduğu, yani bu farzlar namazın mahiyetini oluşturur. Bu farzlar hangi kavramlar ile ifade edilir?

&Namazın rükünleri         

&Erkânü’s-Salât 

38-Namazın Şartlar (Şurûtü’s-salât) ve Namazın Rükünleri (Erkânü’s-salât) nelerdir?

&Necâsetten tahâret         

&Setr-i avret         

&Vakit 

&Hadesten tahâret            

&İstikbâl-i kıble   

Niyet

&Namazın Şartlar(Şurûtü’s-salât) 

&Namazın Rükünleri(Erkânü’s-salât) ne-lerdir?

&İftitah tekbiri     

&Kıyam                               

&Kıraat

&Ka‘de-i ahîre    

&Rükû                  

&Secde 

39-Namazın rükünlerinin düzgün bir şekilde yapılması demek olan ta‘dîl-i erkân hangi mezhep veya mezhep imamlarına göre rükün kabul edilmiştir?

&Şafi                     &Malik                   &Hambel

40-Kişinin kendi isteği ve fiili ile namazdan çıkması (hurûc bi sun‘ih)  hangi mezhep veya mezhep imamlarına göre rükün kabul edilmiştir?

&Hanefi 

41-Farzlar arasında ‘’sıraya riayet etmek’’ hangi mezhep veya mezhep imamlarına göre namazın rükünleri olarak kabul edilmemiştir?

&Hanefi 

42-Farzlar arasında sıraya riayet etmeye ne denir?

&Tertip 

43- Aşağıdaki bilgiler doğru mudur?

&Edep (çoğulu âdâb), Hz. Peygamber’in devamlı olmaksızın zaman zaman yaptığı şeylerdir.

&Rükû ve secdede üçten fazla tesbih yapmak âdâptır

&Namazın farzlarından herhangi birinin eksikliği durumunda namaz sahih olmaz.

&Tilâvet secdesi ve şükür secdesi gibi namaz benzeri işler (eksik namazlar) için de hadesten temizlenmiş olmak yani abdestli bulunmak şart görülmüştür.

&Evet

44-Vücut, elbise ve namaz kılınacak yerin, -insan kanı ve idrarı, at, koyun gibi hayvanların idrar ve dışkıları gibi- dinen pis sayılan şeylerden temizlenmesi demektir. Bu ifade ne ile açıklanır?

&Necâsetten tahâret

45-Namazın sıhhatine engel olacak ölçüde necâset taşıyan bir elbise ile bilmeyerek namaz kılan kimsenin, bu durumu öğrendikten sonra namazını iade etmesi gerekir mi gerekmez mi?

&Gerekir 

46-Setr-i avret, avret sayılan yerleri örtmek demektir. Kadın için avret, yüz, el ve ayak dışındaki bütün vücuttur. Erkek için avret, yani örtülmesi gereken yerler, göbek ile diz kapağının arasıdır. Diz kapaklarını avret saymayan imamlar vardır. Bu görüş hangi imamlara aittir?

&Şafii            &Maliki               &Hambeli 

47-Setr-i avret, avret sayılan yerleri örtmek demektir. Kadın için avret, yüz, el ve ayak dışındaki bütün vücuttur. Erkek için avret, yani örtülmesi gereken yerler, göbek ile diz kapağının arasıdır. Diz kapaklarını da avret sayan mezhep imamları vardır. Bu görüş hangi mezhebe aittir?

&İmam-ı Azam                  &İmam-ı Yusuf 

48-Setr-i avretin (örtünme) namaza has olmayan genel bir farz olduğunu, namazda ve namaz dışında uyulması gereken dinî bir emir bulunduğunu dikkate alarak kadınların başlarını örtmelerini ayrıca namazın farzları arasında saymamıştır. Bu görüş kime aittir?

&İmam Mâlik 

49-Setr-i avret namazın sünnetlerinden sayılır.  2-Namazda setr-i avret, tıpkı kıbleye yönelmenin farz oluşu gibi farzdır. Diye iki(2) görüş vardır. Bu iki görüş hangi mezhebe aittir?

&Mâliki

50-‘’Kadının başının dörtte biri veya uyluğunun dörtte biri açık olarak namaz kılması durumunda namazı geçersiz olur ‘’ görüşü hangi imamlara aittir?

&Ebû Hanîfe               &İmam Muhammed

51-‘’Kadının başının yarıdan fazlası açık olarak namaz kılması durumunda namazı geçersiz olur’’ görüşü hangi imama aittti?

&Ebû Yûsuf

52-Hanefi mezhebine bir kadın başörtüsüz namaz kılacak olursa bu namazını, vakit içinde veya vakit çıktıktan sonra iade eder. Hangi mezheb imamına göre ise vakit çıktıktan sonra iade etmesine gerek yoktur.

&Mâliki 

53- Aşağıdaki bilgiler doğru mudur?

&Vücut hatlarını belli eden elbise ile namaz kılmak mekruh olmakla birlikte kılınan namaz geçerlidir.

&İpek giysi giymek mekruh veya haram kabul edilse de, ipek elbise ile kılınan namaz geçerlidir

&Kadınlar adet, loğusa durumunda iken kılamadıkları namazları kazâ etmezler, fakat tutamadıkları oruçları kazâ ederler.

&İbadetler, diğer sosyal ve hukukî kurumlardan farklı olarak, zamana ve zemine göre değişme göstermeyen sabit konulardır.

&İbadetleri değiştirmek, aykırı davranmak âlimler tarafından bid‘at ve sapıklık olarak değerlendirilmiştir.

&Evet

54-‘’Namaz esnasında avret mahallinin, kişinin iradesi dışında açılması durumunda, açılan yer eğer örtülmesi gereken yerin dörtte biri oranına ulaşmış ve bir rükün eda edilecek bir süre (sübhânellâhi’l-azîm diyecek kadar bir süre) açık kalmış ise kişinin namazı bozulur. Kendi iradesi ile açacak olursa namazı hemen bozulur’’. Bu görüş doğru mudur?

&Doğru 

55-Kıblenin ne tarafta olduğunu bilmeyen kimsenin, yanında kıble yönünü bilen birisi varsa ona sorması gerekir. Böyle biri varken ona sormayıp kendisi ictihad ederek, yani kıble yönünü bulmaya çalışarak bir yöne yönelmiş ve yöneldiği tarafın kıble yönü olmadığı ortaya çıkmış ise, namazı iade etmesi gerekir Fakat namaz esnasında kıble yönünü anlaması halinde, namazını bozmadan o tarafa yönelir ve namazını tamamlar. Bu görüş doğru mudur?

&Evet

56-Hastalık veya düşman yahut yırtıcı hayvan korkusu gibi nedenlerle kıbleye dönme imkânı bulamayan kimse, kendisi için en rahat olan tarafa döner ve namazını kılar. Bu görüş doğru mudur?

&Evet

57-Kıblenin ne tarafta olduğunu bilmeyen kimse, soracak birini bulamadığı takdirde yıldız, güneş, rüzgâr gibi birtakım doğal alâmetlere dayanarak kıble yönünü bulmaya çabalar ve kanaat getirdiği tarafa yönelerek namazını kılar. Namazı kıldıktan sonra kıblenin kendi yöneldiği tarafta olmadığı ortaya çıksa bile, kendisi bu yöne ictihad ederek, yani birtakım alâmetlere dayanarak bu sonuca ulaştığı için, namazı yeniden kılması gerekmez. Bu görüş doğru mudur?

&Evet

58-Kıble yönünü bilmeyen kimse, birine sormadan veya kıblenin ne tarafta olduğunu araştırma zahmetine katlanmadan (ictihad etmeden) rastgele bir tarafa yönelse, namaz esnasında yöneldiği tarafın kesin olarak kıble tarafı olduğunu anlasa namazı yeniden kılar. Ancak bu durumu namazı bitirdikten sonra anlayacak olursa, iade etmesi gerekmez. Ebû Yûsuf’a göre her iki durumda da iade etmesi gerekmez. Bu görüş doğru mudur?

&Evet

59-Bir kimse abdestsiz olduğunu zannederek namazdan ayrıldıktan sonra abdestli olduğunu hatırlasa, isterse henüz mescidden çıkmamış olsun, namazı bozulmuş olur. Fakat bir kimse mescidde namaz kılarken abdestinin bozulduğu zannıyla kıbleden ayrılıp da daha mescidden çıkmadan abdestinin bozulmadığını anlasa, İmâm-ı Âzam’a göre namazı bozulmuş olmaz. Ama bunu mescidden çıktıktan sonra anlayacak olsa namazı ittifakla bozulur. Çünkü mekânın değişmesi bir özüre mebni değilse, namazı iptal eder. Bu görüş doğru mudur?

&Evet

60-İki kişi kıble cihetini araştırsa ve her biri ayrı bir yönün kıble olduğuna kanaat getirse, bu durumda bunlar birbirlerine uyarak cemaatle namaz kılamazlar. Her biri kendi tesbit ettiği kıbleye dönerek ayrı ayrı namazlarını kılarlar. Bu görüş doğru mudur?

&Evet

61-Hanefî mezhebinde iki namazın birlikte kılınması (cem‘), hac mevsiminde, Arafat ve Müzdelife dışında kabul edilmediği için, yağmur, çamur ve yolculuk gibi sebeplerle iki namazı birlikte kılmak söz konusu edilmemiştir. Ancak diğer mezhepler, sayılan mazeretlere binaen iki namazın birlikte kılınabileceğini kabul etmişlerdir? Bu görüş doğru mudur?

&Evet

62-Bazı bilginler mazeretsiz olarak vakit içerisinde kılınmamış olan namazların kazâ edilemeyeceğini, günahından kurtulmak için tövbe etmek gerektiğini, Mazeret sebebiyle kılınamayan namazları da eda niyetiyle kılınacağını ileri sürmüşlerdir. Bu görüş doğru mudur?

&Doğru 

63-Aşağıdaki bilgiler doğru mudur?

&Namaz günün belli zaman dilimlerinde yerine getirilmesi gereken bir farzdır.

&Bir namazın özürsüz olarak vaktinde kılınmaması ve kazâ edilmek üzere ertelenmesi doğru değildir ve günahtır.

&Unutma ve uyuma gibi mazeretler nedeniyle vaktinde kılınamamış olan namazın daha sonra kılınması gerekir.

&Niyet ederken hangi farz namazın kılındığının belirlenmesi (tayin) şarttır.

&Kazâ, sadece beş vakit farz namaz ve bir de vitir namazı için söz konusudur.

&Cuma ve bayram namazları ve sünnet namazlar kazâ edilemez.

&Evet

64-Aşağıdaki bilgiler doğru mudur?

&Gemide namaz kılan kimse mümkünse kıbleye doğru döner; gemi yön değiştirdikçe kendisinin de kıble tarafına döner.

&Kalbin huzur ve sükûnetini sağlamak bakımından, herkesin yöneleceği bir yönün tayin edilmesi, belirlenmesi gerekir.

&Kâbe denilince sadece bilinen bina değil, bunun yanında, hatta daha öncelikle bu binanın bulunduğu yer kastedilir.

&Kâbe’nin bulunduğu noktadan 45 derece sağa ve sola sapmalar kıbleden (Kâbe yönünden) sapma sayılmaz.

&Zaruret durumlarında binek üzerinde namaz kılmak câizdir

&Evet