KEFFARETLER

YEMİNLER

EVLİLİK

BOŞANMA

SİYER-İ NEBİ

TEMİZLİK / TEHARET / DİYANET(DİB) FETVALARI

ADAK VE YEMİN / DİYANET(DİB) FETVALARI

DUA VE ZİKİR / DİYANET(DİB) FETVALARI

KADINLARA ÖZEL HALLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

MİRAS VE VASİYET / DİYANET(DİB) FETVALARI

YİYECEKLER ve İÇECEKLER / DİYANET(DİB) FETVALARI

BİDAT VE HURAFELER / DİYANET(DİB) FETVALARI

10.200 SORULU-CEVAPLI MÜLAKAT SORULARI

1-Kur’an-ı Kerim ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

2-Tecvid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

3-Tefsir ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

9-Hadis ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

12-Kelam ve Akaid ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

14-Hac ve Umre ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

16-Peygamberler ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

21-Siyer-i Nebi ile ilgili SORULAR VE CEVAPLAR

28-Genel Kültür ile ilgili SORULAR VE CEVAPLA

31-MÜFREDAT

13-Hudeybiye barış antlaşması (6 / 628 )

İ- HUDEYBİYE BARIŞ ANTLAŞMASI (6 / 628 )

Hz. Peygamber, hicretin 6. Yılı Zilkade ayının başında, rüyasında Kâbe’yi tavaf ettiğini gördü. Bunun üzerine umreye gitmeye karar verdi. Yerine Abdullah b. Ümmü Mektum’u bırakarak 1500 civarında sahâbî ile birlikte Medine’den hareket etti. Peygamberimiz geliş amaçlarını umre yapmak olduğunu Kureyş müşriklerine iletmek üzere Hz. Osman’ı elçi olarak Mekke’ye gönderdi. Müşrikler bu ziyarete izin vermeyeceklerini Hz. Osman’a da bildirdiler ve şayet isterse sadece kendisinin Kâbe’yi tavaf edebileceğini söylediler. Hz. Osman bunu kabul etmedi; bunun üzerine ona da kızdılar ve kendisini tutukladılar. Bu arada Hz. Peygamber’e, Hz. Osman’ın öldürüldüğü şeklinde bir haber ulaştı.

Bey’atü’r-Rıdvân:

Hz. Osman’ın tutuklanması üzerine Hz. Peygamber Hudeybiye’deki konaklaması esnasında gölgelendiği ağacın altında sahabeden, bir rivayete göre “ölüm üzerine”, bir başka rivayete göre ise “savaştan kaçmamak üzere” bîat(söz) aldı. Orada bulunmayan Hz. Osman’ın yerine de, kendi sağ elini sol elinin üzerine koyarak bîat etti. Müslümanların Hz. Peygamber’e bağlılıklarını ve onun yolunda ölümü göze aldıklarını ortaya koyan bu bîat hakkında Mekke’ye haber ulaştığında, müşrikler telaşa kapılarak Hz. Osman’ı serbest bıraktılar. Ardından Süheyl b. Amr, Huveytıb b. Abdüluzzâ ve Mikrez b. Hafs’tan oluşan elçilik heyetini barış yapmak üzere Hudeybiye’ye gönderdiler. Buna göre, barış şartları içinde bu sene umre yapmamak kaydı mutlaka olacaktı. Karşılıklı müzakereler sonucunda Hz. Peygamber ile Kureyş heyeti arasında İslâm’ın kısa sürede Arap Yarımadası’nda yayılmasına ve Müslümanların yaklaşık yirmi iki ay sonra Mekke’yi fethetmesine zemin hazırlayacak olan bir antlaşma imzalandı.

Hz. Peygamber, Kureyş heyetinin itirazı üzerine antlaşma metni üzerine “Bismillâhirrahmânirrahim” yerine câhiliye döneminde de bilinen “Bismikallâhümme” sözünün; “Resûlüllah” yerine de “Abdullah’ın oğlu Muhammed” ifadesinin yazılmasını kabul etti. Çünkü birincisinde tevhid inancını zedeleyen bir durum sözkonusu değildi. İkincisi de durumu değiştirmiyordu; yani Hz. Peygamber Allah’ın elçisi olduğu gibi, aynı zamanda Abdullah’ın oğluydu. Hz. Ali tarafından kaleme alınan antlaşma metni iki nüsha olarak hazırlandı ve iki tarafın şahitlerince imzalandı. Antlaşmanın üçüncü şahıslara tanıdığı imkandan faydalanmak isteyen Huzâa kabilesi Müslümanların,   Bekir kabilesi de müşriklerin müttefiki oldular.

Antlaşmadan sonra Hz. Peygamber ve Müslümanlar kurbanlarını keserek ihramdan çıktılar; Hudeybiye’de on günden biraz fazla kaldıktan sonra Medine’ye dönmek üzere yola çıktılar. Yolda Dacnân mevkiine geldiklerinde umre seferi, Rıdvan Bîatı ve Hudeybiye Barışı‘ndan bahseden Fetih Sûresi nâzil oldu. Fetih Sûresi’nin ilk âyetlerinde Hz. Peygamber’e Allah tarafından açık bir fethin (feth-i mübîn) ve yüce bir yardımın (nasr-ı azîz) bahşedildiği bildirilir.